Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/3401
Karar No: 2014/5711
Karar Tarihi: 24.03.2014

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2014/3401 Esas 2014/5711 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalının, davacının 2 senedi karşılıksız bıraktığı gerekçesiyle icra takibi başlattığını ancak davalının senetlerdeki imzalara itiraz ettiği için takibin iptal edildiği, cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibinin de davalının haksız itirazı ile durduğu belirtilmiştir. Davacının toplam alacağı 31.201,48 TL olarak belirlenmiş ve davanın bir kısmı kabul edilmiş, diğer kısmı ise reddedilmiştir. Ancak dava konusu edilmeyen senetlerin hesaplamaya dahil edilerek hüküm kurulması talep aşımı kabul edilmiştir ve karar bozulmuştur.
Kanun Maddeleri: Ticaret Kanunu (TTK) – Madde 113, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) – Madde 395
19. Hukuk Dairesi         2014/3401 E.  ,  2014/5711 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
    TARİHİ : 07/10/2013
    NUMARASI : 2011/600-2013/263

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkide davalının müvekkilinden aldığı mallara karşılık nakit olarak veya çek ve senetle ödemeler yaptığını, davalının 29/01/2009 keşide tarihli 5.000,00 TL bedelli 4 adet senetten 15/06/2009 ve 29/06/2009 vade tarihli olanların bedelini ödemediğini, ayrıca müvekkilinin davalıdan cari hesap alacağının da olduğunu, söz konusu senetlere dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, ancak davalının senetlerdeki imzalara itiraz ettiğini ve icra hukuk mahkemesince itirazın haklı görülerek takibin iptal edildiğini, cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibinin de davalının haksız itirazı ile durduğunu, bundan başka müvekkilinin dava konusu olmayan 4 adet farklı senede dayalı olarak da davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının bu senetlerle ilgili olarak menfi tespit davası açtığını belirterek müvekkilinin 29/01/2009 keşide tarihli 15/06/2009 ve 29/06/2009 vade tarihli 2 adet senede dayalı olarak başlattığı icra takip dosyasındaki 10.670,00 TL ve yine cari hesaba dayalı olarak başlattığı icra takip dosyasındaki 20.531,48 TL olmak üzere toplam 31.201,48 TL alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, müvekkilinin davalıya ödemelerini nakit olarak veya çekle eksiksiz olarak yaptığını, ancak senet vermediğini, müvekkilinin kendisine ait banka hesabından 2 tanesinin ödenmesi neticesinde senetlerden haberdar olduğunu, davacının elinde bulunan senetleri tanzim eden ve müvekkil şirketin kaşesini habersizce kullanan kişinin bir dönem müvekkilinin yanında çalışmış olan dava dışı G.. M.. olduğunu, bu şahsın müvekkil şirket adına senet düzenleme yetkisi olmadığını, bu şahsın senetler karşılığı müvekkilinden habersizce aldığı malları farklı amaçlarla kullandığını, ayrıca müvekkilinin açmış olduğu menfi tespit davasının konusu ile bu davanın konusunun aynı olduğunu, dolayısıyla derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece toplanan delillere göre; davalının mal alımları için davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında aynen kayıtlı bulunduğu, ticari ilişki neticesinde 6 adet senet verilip ilk iki senedin banka hesabından davalı tarafça ödendiği, yapılan ceza yargılamasında senetlerin Gökhan Makal isimli davalı çalışanı tarafından imzalandığının anlaşıldığı, temsil yetkisini haiz olmasa da bu şahıs tarafından davalı şirketin işlerinin idaresinin yapıldığı, davalı şirketin dolandırıldığından bahisle yaptığı şikayeti neticesinde bu şirket çalışanı aleyhinde açılan davanın beraatle sonuçlandığı, ceza davasında bu davalı çalışanının senetlerin şirket yetkilisinin onayı ile imzalandığını savunduğu, davalı şirket çalışanının işyerini dolandırdığı iddia ve savunmasının davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, davacının da işbirliği yaptığı iddia olunmadığından ceza davasının kesinleşmesinin beklenmediği, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davacının davalı şirketten 24.521,79 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    2-Dava dilekçesinde dava konusu 29/01/2009 keşide tarihli 15/06/2009 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli ve 29/01/2009 keşide tarihli 29/06/2009 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli iki adet senede dayanılarak 10.670,00 TL, cari hesap alacağına dayanılarak 20.531,48 TL alacak talebinde bulunulmuştur. Dava konusu edilen iki adet senedin dışında dava konusu edilmeyen iki adet senedin ödendiği, 4 adet senedin ise başka bir davaya konu edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davacının cari hesap alacağının bulunmadığı, ancak dava konusu edilen 2 adet senedin her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu saptanmıştır. Bu durumda mahkemece dava konusu edilen 2 adet senedin ödendiğine dair bilgi ve belgeye rastlanılmadığına göre taleple bağlı kalınarak bu senetlerin konu edildiği icra takip tutarı olan 10.670,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu davanın konusunu oluşturmayan 20/04/2009 keşide tarihli 18/07/2009 vade tarihli 2.500,00 TL bedelli,20/04/2009 keşide tarihli 25/07/2009 vade tarihli 2.500,00 TL bedelli,20/04/2009 keşide tarihli 10/08/2009 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli ve 20/04/2009 keşide tarihli 20/08/2009 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli 4 adet senedin de hesaplamaya dahil edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bu kaleme yönelik alacak talebi bakımından talep aşımı niteliğinde olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi