12. Ceza Dairesi 2018/463 E. , 2018/10187 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62, 53/2-1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...’ın kollukta alınan beyanında sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halindeyken durdurulduğunu ve yapılan kontrolde 2.60 promil alkollü olduğunu beyan ettiği, kovuşturma aşamasında 25.12.2013 tarihli savunmasında ise eğlence merkezinde alkol aldığını, dönüşte kardeşi ... "ın kullandığı araçla seyahat halindeyken bir fırının önünde durup alışveriş yaptıklarını, aldıkları gıda ürünlerini hep birlikte aracın içinde yerken polis memurlarının yanlarına geldiğini, kendisinin aracın şoför mahalli kısmında sırtı kapıya dönük vaziyette oturduğunu, aracın park halinde olduğunu, şoförün kendisi olduğunu söylediğini ancak alkollü olarak araç kullanmadığını, araçta bulunan diğer arkadaşları ..., ..., ...’in tanık olarak dinlenmesini istediğini ifade ettiği, 30.01.2015 tarihli savunmasında ise kollukta kendi iradesi ile ifade vermediğini, o sırada alkollü olduğunu, ehliyetine daha önce el konulduğu için alkollü araç kullanmadığını, tanıklarının dinlenmesini istediğini belirttiği anlaşılmakta ise de, polis ekipleri geldiği sırada sanığın şoför mahallinde bulunması, aracı kullanmadığını iddia eden bir kişinin şoför mahallinde oturmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, aynı zamanda sanığın 260 promil alkollü olduğunun da tespit edilmesi karşısında, sanığın savunmalarının kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu, emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmasına rağmen araç kullanarak başkalarının hayat, sağlık ve malvarlığını tehlikeye soktuğunun kabulünde isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından tebliğnamede sanığın 22.01.2014 tarihinde bildirdiği tanık listesinin değerlendirilerek uygun görülmesi halinde bildirdiği kişilerin usulüne uygun olarak celp edilip beyanları alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması yönünden bozma öneren (2) nolu görüşe iştirak edilmemiş, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınıp, 260 promil alkollü olarak araç kullanan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ceza tayin edilmesi ve sanığa ait tekerrüre esas alınan Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/115 esas, 2013/38 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında TCK"nın 58/6. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında hükmedilen cezanın, ikinci kez mükerrir olduğu belirtilmeksizin mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığa ek savunma hakkı verilmeden veya adli sicil kaydı duruşmada okunmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle hakkında TCK"nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması,
2- Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/115 esas, 2013/38 karar sayılı ilamında birden fazla tekerrüre esas hüküm bulunması nedeniyle bu hükümlerden hangisinin tekerrüre esas alınacağının hükümde gösterilmemesi,
3-Hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken 5237 sayılı TCK"nın 58/1-6. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK"nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi isabetsiz,
4-T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK"nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321 ve 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı korumak suretiyle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.