Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/7481
Karar No: 2015/8865
Karar Tarihi: 15.06.2015

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/7481 Esas 2015/8865 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/7481 E.  ,  2015/8865 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : SİVAS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 06/11/2014
    NUMARASI : 2010/122-2014/481

    Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi . . . raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-

    Dava tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir.
    Davacı, Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/541 E.- 2002/ 199 K. Sayılı dava dosyasında dava konusu 1991 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın giderilmesine karar verildiğini ve 2002/7 satış dosyası ile de satış işleminin gerçekleştirildiğini, söz konusu taşınmazın tapu kaydında miras bırakanlarının kimlik bilgilerinin nüfus kayıtları ile örtüşmemesi nedeniyle satış bedelinden hissesine düşen tutarı alamadığını ileri sürerek;1991 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında, Ahmet kızı Fatma Sukuti olan kaydın Hacı Mehmet kızı F.. Y.. olarak ve yine Ahmet kızı Ayşe Sukuti olan kaydın Hacı Mehmet kızı Aişe olarak düzeltilmesini istemiştir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği, toplanan deliller ve özellikle, 1991 ada 4 parsel sayılı taşınmazın geldisi 343 ada 38 parsel sayılı taşınmazın kayıt malikleri adına tesciline esas Haziran 1340 tarih 390-391-392 sıra nolu tapu kayıtlarının incelenmesinde;davacının mirasbırakan teyzesi Aişe"nin adının doğru olarak yazıldığı, Abdulkadir Efendinin kendisine intikal eden hissesinin bir miktarını Sukuti Ahmet Hafız Efendi kızları Fatıma Hatun ile Aişe Hatun"a hibe ettiği anlaşılmıştır. Mahkeme ise davacının iddiasının sabit olmadığı, dayanak tapu kayıtlarında adlarına hisse tespiti yapılan Aişe ve Fatıma"nın annesinin Hatice, babasının ise Göğüşoğlu Bekir Efendi olarak göründüğü ve kardeşleri Abdulkadir Efendi tarafından kendilerine yapılan hibe ile hissedar oldukları gerekçesiyle davayı reddetmiştir.Oysa ki, Göğüşoğlu Bekir Efendi ve Hatice"den olma Aişe"nin 310, Fatıma"nın ise 330 tarihinde öldükleri,dayanak tapu kaydının 1340 tarihli olduğu ve Abdulkadir Efendinin kendisine intikal eden hisselerle kendi hissesinin bir kısmını Sukuti Ahmet Hafız Efendi kızları Aişe ve Fatıma"ya hibe etmiş olduğu açıktır. Ayrıca 343 ada 38 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak mirasbırakan Hacı Mehmet kızı F.. Y.. tarafından diğer paydaşlar aleyhine tapu iptal tescil davası açılarak söz konusu taşınmazdaki pay oranlarının Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/64 E.-1970/53 K. sayılı veraset ilamına göre yeniden düzenlenmesi talep edilmiş, Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/245 E.-1971/1025 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilerek ilgili veraset ilamı uyarınca paylar yeniden düzenlenmiştir.Ancak,mahkemenin bu kararı sonucunda mirasbırakanların tapu kaydında Sukuti Ahmet kızları Ayşe ve Fatma olarak geçen kimlik bilgileri Ahmet kızı Ayşe Sukuti ve Ahmet kızı Fatma Sukuti şeklinde yani baba lakapları, soyadları olarak eklenmek suretiyle tapuya işlenmiştir. Davacının annesi F.. Y.."ın

    ./..

    paydaş olduğu emsal bir taşınmaza ilişkin tapu kaydı ve dayanaklarının incelenmesinde ise; F.. Y.."ın baba adının yine Ahmet olarak geçtiği, Mustafa ile birlikte kayden paydaş oldukları, Mustafa “Ahmet benim kardeşim, F.. Y.. ise kardeşim kızıdır. Lakabımız Sukutidir” şeklinde beyanda bulunarak, 256 ada 7 parsel sayılı taşınmazın adlarına tespit ve tescilini talep etmiştir. Mustafa getirtilen nüfus kayıtlarında Ahmet olarak bildirdiği kardeşi Hacı Mehmet ile baba adlarının aynı,anne adlarının farklı olduğu görülmüş nitekim,dinlenen tanıklar, Mustafa mirasbırakanların babası ile ana ayrı baba bir kardeş olduklarını, bir de mirasbırakanların babası “Hacı Mehmet"in” adının herkes tarafından “Ahmet”olarak bilindiğini,kendisinin imamlık yaptığını, hafız olduğunu lakabının “Sukuti” olduğunu bildirmişlerdir.Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/517 E.-1966/534 K. sayılı Hacı Mehmet kızı Aişe"nin veraset ilamında ise“muris Sukuti zade Hafız Ahmet namı diğeri Hacı Mehmet"in kızı Aişe"nin 1341 tarihinde bekar ölümü ile annesi Mevlude, kız kardeşi Fatma ve amcası Mustafa mirasçı bıraktığı” belirtilmek suretiyle karar verildiği anlaşılmıştır.
    Böylelikle, yapılan inceleme ve araştırma sonucu tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanarak kayıt malikleri ile mirasbırakanların aynı kişiler olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmış olduğu halde,davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
    Öte yandan; Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/541 E.- 2002/ 199 K. Sayılı dava dosyasında dava konusu 1991 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın giderilmesine karar verildiği,2002/7 satış dosyası ile de satış işleminin gerçekleştirildiği,dolayısıyla " Ahmet kızı Fatma Sukuti” ve “Ahmet kızı Ayşe Sukuti"nin"" taşınmazla ilgilerinin kalmaması sebebi ile dava konusu taşınmazda paydaş olarak gözükmedikleri anlaşılmaktadır.
    O halde, taşınmazda paydaş olmayan maliklerin tapu sicil kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesine karar verilmesi mümkün değildir.
    Ne var ki; kimlik bilgilerindeki eksiklikten dolayı taşınmazın satış bedelinin ödenmeyecek olması sebebi ile davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu tartışmasız olup, bu gibi durumlarda çekişme konusu tapu malikleri ile mirasbırakanların aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verileceği kuşkusuzdur.
    Hal böyle olunca;davanın kabulü ile çoğun içinde az da vardır ilkesi gereğince davacı talebi hakkında bir tespit hükmü verilebileceği gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
    Davacı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi