12. Ceza Dairesi 2018/3625 E. , 2018/10045 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 23/06/2016
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ..."in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3-2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ....(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 22/04/2010 tarihli ve 2009/111 esas, 2010/122 sayılı ilâmı tekerrüre esas teşkil ettiğinden cezasının, anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2016 tarihli ve 2014/133 esas, 2016/162 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; tekerrüre esas kabul edilen ....(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 22/04/2010 tarihli ve 2009/111 esas, 2010/122 sayılı kararında suç tarihinin 16/09/2008, kararın kesinleşme tarihinin ise 05/05/2014 olduğu, bununla birlikte sanığın üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu ise 28/11/2013 işlemesi karşısında, şartları oluşmadığı hâlde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 26/04/2018 gün ve 94660652-105-08-3386-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/05/2018 gün ve 2018/37107 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 58/6. maddesine göre, tekerrür hâlinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının, kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda, tekerrüre esas kabul edilen ....(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 22/04/2010 tarihli ve 2009/111 esas, 2010/122 sayılı kararında suç tarihinin 16/09/2008, kararın kesinleşme tarihinin ise 05/05/2014 olduğu, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilen hükümdeki suç tarihinin ise 28/11/2013 tarihi olması karşısında, şartları oluşmadığı hâlde sanık hakkında verilen hapis cezasına hükümlülük kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağına karar verilmesinde isabet görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2016 tarihli ve 2014/133 esas, 2016/162 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, hükmün sanık hakkında TCK"nın 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümündeki ""....SCM nin 2009/111 E 2010/122"" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine ""....Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2008/161-2009/148 sayılı 24.12.2012 kesinleşme tarihli TCK"nın 265/1. maddesi gereğince 3000 TL adli para cezasına ilişkin"" ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.