3. Hukuk Dairesi 2016/17593 E. , 2017/8989 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten elektrik satın aldığını ve bedelini ödediğini, davalı şirketin müvekkilinden haksız ve nedensiz olarak tahsil ettiği faturalarda kayıp kaçak, sayaç okuma perakende satış hizmeti, dağıtım ve iletim bedelini tahsil ettiğini, tahsil edilen bu bedellerin faturalarda açıkça yazılmadığından ne kadar olduğunun tespitinin mümkün olmadığını ileri sürerek müvekkilinden kesilen kayıp kaçak, sayaç okuma perakende satış hizmeti, dağıtım ve iletim bedellerinin ne kadar olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; tespit davalarında Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının eda davası açma imkanı varken tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını ayrıca alacağın zaman aşımına uğradığını ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; kısmi eda davası yerine tespit davası açmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; kayıp-kaçak 101.184,47-TL, iletim bedeli 34.522,06-TL, sayaç okuma bedeli 907,16-TL, dağıtım bedeli 67.402,72-TL ve perakende satış bedeli 19.017,50-TL olmak üzere toplam 223.033,91-TL"nin davalı tarafından davacıdan tahsil edildiğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, davalı ... şirketi tarafından davacı aboneden tahsil edilen kayıp kaçak, sayaç okuma perakende satış hizmeti, dağıtım ve iletim bedellerinin tespiti talebine ilişkindir.
./..
-2-
Tespit davaları bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının belirlenmesine yönelik olarak açılan davalar olup görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek konular için bağımsız bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. Eda davası sonunda verilen hüküm ile, aynı zamanda dava konusu hukuki ilişkinin var olup olmadığı da tespit edilir ve ondan sonra bu tespite dayalı olarak eda hükmü kurulur, Yargıtay’ın kararlı uygulamasına göre de, eda davası açmak mümkün ise, tespit davası açılamaz. Anılan kuralın geçerli olabilmesi için, eda davası sonunda verilecek hükmün tespite ilişkin bölümü ile tespit davası sonunda alınacak tespit hükmü arasında, meydana getirdikleri kesin hükmün etkisi bakımından hiç bir fark bulunmaması gerekir. Diğer bir söyleyişle tespit davası ile istenen hukuki korunma, eda davası ile tamamen elde edilebilecekse, o zaman, davacının ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re"sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir (HMK 114/1-h, 115 m.)
Olayımıza gelince; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı aboneden tahsil edilen kayıp kaçak, sayaç okuma perakende satış hizmeti, dağıtım ve iletim bedellerinin tespit edilmesi noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafın bu uyuşmazlığı tespit davası yoluyla değil, açacağı eda davasında ileri sürmesi gerekir. H.M.K.nun 106. maddesi gereğince davacının dava açmasında güncel bir hukuki yararı bulunmadığından mahkemece istemin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.