11. Hukuk Dairesi 2020/3715 E. , 2021/968 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30.03.2018 tarih ve 2016/721-2018/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya sevk irsaliyesi ile 925 ayar 57.720 gr konsinye olmak üzere gümüş takı teslim ettiğini, davalının takıların satış bedelini ödemediğini, davalıya ihtarname gönderildiğini, bu ihtarname ile takıların bedelini ya da iadesini talep ettiklerini, davalının ihtarnameye cevabında takıların bedelinin davacı şirketin ortağına ödendiğini belirttiğini, bunun doğru olmadığını, davalıya teslim edilen takıların tespiti ile şimdilik 20.000 doların tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının ekteki ödeme makbuzları ile ödemeleri aldığını takıların bedelini davacı çalışanına ödediğini, davalının davacıya borcunun kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve alınan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 57.720 gram 925 ayar muhtelif sayıda gümüş takı alışverişinin yapıldığı, buna ilişkin 04.06.2012 tarihli irsaliyenin düzenlendiği, davalı tarafından ödemelere ilişkin makbuzların sunulduğu, ancak sunulan makbuzlardan irsaliyenin düzenlenme tarihi olan 04.06.2012 tarihinden sonraki tarihli makbuzların borcun ödenmesine ilişkin olduğu ve davacının bu ödemeleri kabul ettiği, ancak diğer makbuzların irsaliyedeki teslim tarihinden önce düzenlendiği anlaşıldığından söz konusu borca ilişkin olmadığı kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunda gümüş birim fiyatının 1.74 TL olduğu belirtildiği, buna göre 57.720 gram gümüş fiyatının 100.432,80 TL olduğunun tespit edildiği, satılan gümüş takıların bedelinin 43.573,60 Euro olduğu, davalı tarafından 17.500,00 Euro ödemenin yapıldığı, davacının 26.073,60 Euro alacağının bulunduğu, USD karşılığının ise 31.000,22 USD olduğu, fakat davacının 20.000,00 USD’nin tahsili talebi ile bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 925 ayar 57.720 gram konsiye gümüş takılarının bedelinin 100.432,80 TL olduğunun tespitine, ödenmeyen konsinye alacağı olan 20.000 USD"nin TC Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 04.06.2012 tarihli sevk irsaliyesine dayalı mal tesliminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporu alınmış ve rapora göre karar verilmişse de, hükme esas bilirkişi raporu yeterli olmayıp, hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece tarafların ticari defterlerinin ibrazı sağlanarak, taraflar arasında 04.06.2012 tarihli sevk irsaliyesi kapsamı dışında herhangi bir mal alım-satım ilişkisinin bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. İrsaliyedeki teslim tarihi olarak görülen 04.06.2012 tarihinden önceki yapılan ödeme makbuzlarının altında imza bulunmakta olup, şayet uyuşmazlık konusu sevk irsaliyesi kapsamından başka bir alım-satım ilişkisi yoksa bu ödemelerin avans ödemesi olduğunun kabul edilmesi gerekmekte olup, şayet 04.06.2012 tarihinden önce başka mal-alım satım ilişkisi varsa söz konusu ödemenin önceki alım-satıma konu mallara ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Makbuz altındaki imzanın inkarı halinde ise, söz konusu imzanın kime ait olduğunun tespiti ile gerektiği takdirde bilirkişi incelemesi yaptırılarak söz konusu imzaların davacı tarafından kabul edilen ödeme makbuzları altındaki imza ile aynı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.