Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/19847
Karar No: 2017/8913
Karar Tarihi: 01.06.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/19847 Esas 2017/8913 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/19847 E.  ,  2017/8913 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; davalı ile .... 2. Aile Mahkemesinin 2013/390 Esas 2014/675 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını müşterek çocuk ....."ın velayetinin kendisine verildiğini, kendisi için 200-TL yoksulluk nafakasına, çocuk için 200-TL iştirak nafakasına karar verildiğini, çocuğun okul masraflarının arttığını almış olduğu nafakanın kendisine yetmediğini, dizindeki rahatsızlıktan dolayı çalışamadığını, evin kirası ve faturaların yüksek olmasından dolayı geçim sıkıntısı çektiğini, davalının İngilterede çalıştığını ve orada lokanta işlettiğini duyduğunu müşterek çocuk ..... için ödenen nafakanın 1.000 TL ye, kendisine ödenen nafakanın 1.000 TL ye çıkartılmasına, nafakaların yıllar itibari ile enflasyon oranında artırılmasını talep etmiştir.
    Davalı, davaya cevap vermemiştir.
    Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile .... 2. Aile Mahkemesinin 2013/390 Esas 2014/675 Karar sayılı kararı ile hükmolunan aylık 200-TL olan yoksulluk nafakasının ve müşterek çocuk ..... için aylık 200-TL olan iştirak nafakasının dava tarihi olan 10/02/2016 tarihinden itibaren aylık 400-TL" ye çıkartılmasına ve her ay davalıdan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakası miktarının her yıl enflasyon oranında artırılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava; yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması istemine ilişkindir.
    1-Temyize konu uyuşmazlık; dava dilekçesinin ve ön inceleme duruşma günün davalıya 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde bildirilip bildirilmediği, buna bağlı olarak da karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
    Tebligat Kanunu"nun 10. maddesine göre; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir."
    "(Ek fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."
    Belirtilen yasal düzenleme uyarınca, muhataba çıkarılacak tebligat, öncelik mahatabın bilinen en son adresinde Tebligat Kanunu"nun ilgili hükümlere göre yapılacak, bilinen en son adrese çıkartılan bu tebligattan sonuç alınamaz ya da böyle bir aderesi mevcut değil ise, bu kez muhatabın adres kayıt sistemine kayıtlı bir adresi bulunup bulunmadığı araştırılarak muhatabın adres kayıt sisteminde mevcut bir adresinin saptanması halinde bu adresi esas alınarak (Tebligat Kanunu"nun madde 21/2 uyarınca) tebliğ işlemleri yapılacaktır.
    Tebligat Kanunu"nun 25/a maddesi ,siyasî temsilcilik aracılığıyla yabancı ülkedeki Türk vatandaşlarına tebligat usulünü düzenlemektedir.
    Somut olayda; davacı, dava dilekçesinde davalının adresini " ..." olarak göstermesine rağmen; Mahkemece dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmasının gününü bildirir davetiye " ..../ ...." adresine gönderilmiş ve tebligat mahalle muhtarlığına bırakılmıştır.
    Görüldüğü üzere, dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmasını bildirir tebligat, dava dilekçesinde bildirilen davalının bilinen son adresi görünen adresine çıkarılmamış, davalı davadan haberdar olmamıştır.
    Bu bağlamda, davalıya dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmasını bildirir tebligat usulüne uygun tebliğ edilmemiş olup, usulsüz tebligata rağmen, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    Hal böyle olunca mahkemece; taraflara duruşma gününün usulüne uygun bildirilmesinin ardından hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davalıya usulsüz tebligat esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
    2-Bozma nedenine göre; davalının sair itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
    SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle ;bozma nedenine göre davalının sair itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi