14. Ceza Dairesi 2012/2891 E. , 2014/1840 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Sanıklar ..., ...ve ..."un kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkûmiyetlerine, sanıklar ... ve ..."in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkûmiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ...ve ...’un hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin, 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksunluğun sadece kendi alt soyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükümlerin bu sebepden dolayı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hükümlerde TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılarak, yerine “Sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar ...,..., ...,... ve... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin temyizine gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda dosya içeriğine göre, sanıkların mağdur ..."yı zorla arabaya bindirip götürme şeklindeki eylemlerinde, sanıkların TCK.nın 109/2. maddesi yerine, aynı Kanunun 109/1. maddesine göre cezalandırılmaları,
İddianame içeriğinde, sanıkların tanık ..."a yönelik eylemlerinin tarif edilmediği ve açılmış bir davanın bulunmadığı, ..."a karşı işlenen eylemden dolayı iddianame tanziminin sağlanmasından sonra iki ayrı suç mu yoksa zincirleme suç mu olduğu tartışılarak hüküm kurulmasının mümkün olduğu gözetilmeden, ek savunma hakkı verilerek giderilemeyecek bir eksiklikle ilgili sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda TCK.nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle ceza tayini,
Cezaları ertelenen sanıklar hakkında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek CMK.nın 231/6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle erteleme gerekçeleri ile çelişki oluşturmayacak şekilde tartışılıp, erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu gözetilmeden, kanuni ve yeterli olmayan sanıklar hakkındaki şikâyetin devam etmesi, cezanın caydırıcı da olmasını sağlamak için hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına takdiren yer olmadığına şeklinde gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin, 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksunluğunun sadece kendi alt soyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin ceza miktarı itibarı ile sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla CMUK.nın 321 ve 326. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2014 tarihinde mala zarar verme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından oybirliğiyle, konut dokunulmazlığın ihlal suçundan oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluğun cezaları ertelenen sanıklar yönünden CMK.nın 231. maddesinin lehe uygulanmama gerekçesinin yeterli olmadığına ilişkin görüşüne aşağıda açıklanan nedenlerle katılmıyoruz.
Öncelikle mahkeme gerekçeli kararı bir bütün olup kararda bir husus tartışılmış ve gerekçelendirilmiş ise aynı gerekçe uyduğu ölçüde başkaca hususlarda da gözönüne alınır. Gerekçede çelişki bu nedenle bozma konusu yapılmaktadır. Mahkemelerin görevi adil yargılama yapma yanında adil hüküm vermektir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye aleyhine ihlal kararlarının büyük çoğunluğunu makul sürede yargılama yapılamaması oluşturmaktadır.
5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde aranan üç koşul birarada bulunmadığı takdirde sanık lehine uygulanamayacaktır. Bunlardan ilki kasıtlı suçtan adli sicil kaydı bulunmamak, ikincisi olumsuz kişilikli olmamak, üçüncüsü ise duruşmadaki tutum ve davranışların olumsuz bulunmamasıdır.
Somut olay incelendiğinde; Yerel mahkemece sanıklar ..., ... ve ... haklarında TCK.nın 50. maddesi değerlendirilmiş, kişilikleri irdelenerek lehlerine uygulanmamıştır. Diğer sanıklar... ve... yönünden ise cezanın caydırıcılığı gerekçesiyle CMK.nın 231. maddesini uygulamamıştır. Cezanın ertelenmesi kurumu ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumları sonuçları itibariyle birbirinden farklıdır. İlkinde sanık cezalandırılmakta ancak cezasını cezaevi dışında çekmiş sayılmaktadır. İkincisinde ise, ceza hükmü kurulması belli koşullara bağlı olarak ertelenmekte, sanık adli sicil yönünden olumsuz duruma düşürülmemektedir. Yerel mahkeme bu hususları gözönüne alarak değerlendirme yapmış sanıklar lehine CMK.nın 231. maddesinin uygulanmamasına karar vermiştir.
Tüm bu açıklamar ışığında Mahkemece dosya kapsamına uygun ve yeterli gerekçe ile CMK.nın 231. maddesinin sanıkler lehine uygulanmaması yerinde olduğundan buna ilişkin bozma düşüncesine katılmıyoruz.