
Esas No: 2014/6560
Karar No: 2014/8406
Karar Tarihi: 23.12.2014
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/6560 Esas 2014/8406 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının aidatlarını ödememesi üzerine başlatılan icra takibine faiz yönünden itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gecikme faizinin sadece kendisinden talep edildiğini, diğer ortaklardan faiz talep edilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aidatlarını zamanında ödemediği, diğer ortaklardan da faiz tahsil edildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 120. Maddesindeki sınırlama da gözetilerek yapılan hesaba göre davalının 1.479,00 TL faiz borcunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.479,00 TL"lik kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK"nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19. maddesiyle HUMK’na eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2014 yılı için 1.890,00TL’dir. Aynı Ek maddenin 2. fıkrası uyarınca; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırların artışı, Yargıtay"ın bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmaz. Somut olayda, mahkemece bozma öncesi verilen ilk karar 2011 tarihlidir ve 2011 yılı için kesinlik sınırı 1.540,00 TL"dir.
Davada, 7.602,00 TL"nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine 2.887,00 TL yönünden yapılan kısmi itirazın iptali istenilmiş olup, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.479,00 TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş olmakla, verilen karar yukarıda anılan madde hükmüne göre 2011 yılı temyiz sınırının altında kaldığı cihetle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 tarih ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.