16. Hukuk Dairesi 2015/3180 E. , 2016/2528 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar .... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümü hakkında imar-ihya edildiği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmışlardır. Birleşen dosya davacıları da aynı taşınmaz bölümü hakkında aynı hukuki sebebe dayanarak tescil istemiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında ..., çekişmeli taşınmazın bulunduğu .... Köyünün Tüzel Kişiliği kaldırıldığından yasal hasım olması sebebiyle davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl dosya davacılarının davasının kabulüne, 02.07.2014 tarama tarihli fen bilirkişiler rapor ve krokisinde sarı renkli (A) harfinde 6.283,39 metrekare olarak gösterilen kısmın ev ve tarla vasfı ile davacılar ... ve .... adına 1/2"şer hisse ile tapuya kayıt ve tesciline, birleşen dosya davacıların davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dava, TMK"nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir. Davada Hazine, .... Köyü Tüzel Kişiliği ve ... taraf olup karar tarihinden önce 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereğince, çekişmeli taşınmazın bulunduğu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına husumet yöneltilerek taraf teşkili sağlanmamıştır. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, .... Büyükşehir Belediye Başkanlığı davaya dahil edilerek husumet yaygınlaştırılmalı, zilyetlik ve imar-ihya açısından ise; dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; taraf tanıkları, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu, fen bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında; yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığına ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduğu bilirkişi ve tanık beyanları ile denetlenmeli, jeodezi ve fotogrametri mühendisi uzman bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılmalı, temin edilebilen en eski uydu fotoğrafları ile taşınmazın niteliği değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulundan taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü, tarımsal niteliği ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususları irdeler şekilde ilgili taşınmazın her yönden çekilmiş fotoğraflarını içerir ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli ve denetime açık gerekçeli rapor hazırlatılmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.