1. Hukuk Dairesi 2014/8713 E. , 2015/8171 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ŞARKİKARAAĞAÇ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2014
NUMARASI : 2011/199-2014/45
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu çekişme konusu 22 ada 115 parsel sayılı taşınmazı kullanacağı krediye teminat olması için davalı Mevlüt"e bedelsiz olarak devrettiğini, kredi taksitleri ödendikten sonra taşınmazın iade edileceğinin yazılı belge ile kararlaştırıldığını, ancak davalının taşınmazı 12.08.2011 tarihinde davalı Birol"a, adı geçenin 02.12.2011 tarihinde davalı Ömer"e, O"nun da 11.09.2012 tarihinde davalı Fatma"ya devrettiğini, tüm davalıların el ve işbirliği içerisinde olup temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Mevlüt, Fatma ve Birol, dava konusu temliklerin bedeli karşılığında yapıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, davalı Ömer, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 22 ada 115 sayılı parselin davalı Mevlüt"e teminat olarak devredildiği, sonraki malikler olan davalılar Birol, Ömer ve Fatma"nın iyiniyetli olmadıkları, tapuya güven ilkesinden yararlanamayacakları gerekçesiyle son kayıt maliki olan davalı Fatma hakkındaki davanın kabulüne, kayıt maliki olmayan diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Fatma tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . . . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, çekişme konusu 22 ada 115 parsel sayılı taşınmazın ilk el davalı Mevlüt"e temlikinin inanç sözleşmesine dayalı olduğu, iddiasının 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İnançları Birleştirme Kararında belirtilen anlamda Mevlüt"ün imzasını içeren yazılı belge ile kanıtlandığı, Mevlüt"ün o dönem itibari ile Belediye Başkanı olup taşınmazı devrettiği davalılar Birol ve Ömer"in de aynı belediyede işçi oldukları, dolayısıyla iyiniyetli sayılmayacakları, son malik davalı Fatma"nın da ilk el Mevlüt"ün boşandığı eşi olup konumu itibariyle yine iyiniyetli sayılamayacağı, 4721 sayılı TMK"nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı, her ne kadar davalı Mevlüt başlangıçta dava konusu taşınmazı inanç sözleşmesine dayalı olarak temellük ettiğini,
./..
ancak sonradan davacı ile anlaşarak taşınmazı satın aldığını, satış bedelini de çek ile ödediğini savunmuş ise de çekin illetten mücerret olması karşısında 6100 sayılı HMK"nun 202. maddesi uyarınca delil başlangıcı kabul edilemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğuna göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 452.40.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03.06.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu çekişme konusu 22 ada 115 parsel sayılı taşınmazını kullanacağı krediye teminat olması için 17.05.1996 tarihinde davalı Mevlüt"e bedelsiz olarak devrettiğini, kredi taksitleri ödendikten sonra taşınmazın kendisine döneceğinin yazılı belge ile kararlaştırıldığını, ancak davalının taşınmazı 12.08.2011 tarihinde davalı Birol"a, adı geçenin 02.12.2011 tarihinde davalı Ömer"e, onun da 11.09.2012 tarihinde davalı Fatma"ya devrettiğini, tüm davalıların el ve işbirliği içerisinde olup temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Mevlüt, Fatma ve Birol, dava konusu temliklerin bedeli karşılığında yapıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, davalı Ömer, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu 22 ada 115 sayılı parselin davalı Mevlüt"e teminat olarak devredildiği, sonraki malikler olan davalılar Birol, Ömer ve Fatma"nın iyiniyetli olmadıkları, tapuya güven ilkesinden yararlanamayacakları gerekçesiyle son kayıt maliki olan davalı Fatma hakkındaki davanın kabulüne, kayıt maliki olmayan diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, inanç sözleşmesi 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı belge ile ya da yazılı belge başlangıcı var ise yazılı belge başlangıcı yanında tanıkla ispat edilebilir.
Somut olayda, davalı, davacının dosyaya sunduğu 18.01.1997 tarihli yazılı belgenin varlığını kabul etmiş, ancak savunmasında, sonradan davacı ile bir araya gelip dava konusu taşınmazı satın aldığını, bunun karşılığında da 80.000 TL bedelli çek verdiğini belirtmiş ve davacı, dosyaya sunulan çeki aldığını doğrulamış, ancak çekin hatır çeki olduğunu ileri sürmüştür. 26.04.2007 keşide tarihli çekin davacı tarafından, bizzat imzası ile, dava dışı kişiye ciro edilerek tahsil edildiği ve satış işleminin ödemesi konusunda içeriği doğrular mahiyette davalı tanıklarının beyanının olduğu dosya içeriği ile sabittir.
../...
Hal böyle olunca, yazılı delil başlangıcı olan çek ve dinlenen tanık beyanları ile satış bedelinin ödendiği ispatlandığına göre davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de, dava konusu taşınmazın inançlı işlem sonucu davalıya temlik edilip taşınmazın davacıya iade edilmemesi karşısında çek verilmiş ise bu durumda mahkemece tahsil edilen bedelin davalı Mevlüt"e iadesi karşılığında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmiş olması da doğru değildir.
Davalı Fatma"nın temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün bozulması görüşünde olduğumuzdan daire çoğunluğunun Onama gerekçesine katılmıyoruz.