19. Hukuk Dairesi 2014/2181 E. , 2014/4688 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2011/123-2013/325
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davadışı Ö.. T.." in Ziraat Bankası" ndan kullandığı kredilere müvekkilinin, davalının ve davadışı iki şahsın daha müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun 2007-2009 yılları arasındaki çeşitli tarihlerdeki ödemelerle müvekkili tarafından toplam 198.565-TL olarak ödenmek suretiyle kapatıldığını, müvekkilinin kendisiyle birlikte toplam 4 kefil olması nedeniyle ödediği tutarın ¼" ü olan 49.641,25-TL ve bunun ödeme tarihlerinden itibaren %9 yasal faizi ile birlikte 8.131,39-TL işlemiş faizini davalıdan talep ettiğini, bu nedenle davalı aleyhine Beypazarı İcra Müdürlüğü" nün 2011/291 sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili beyanında, davacının verdiği taahhütname ile asıl kredi borçlusu Ö.. T.." in ve davadışı kefil M.. T.." in tüm banka borçlarını ödemeyi kabul ettiğini, ayrıca kredi borçlusu ve diğer kefiller tarafından davacıya borcun çok üstünde değeri olan taşınmazların devredildiğini, davacının bu taşınmazların bedeliyle borcu ödediğini, davacının bedeli kendisi ödemiş gibi kötüniyetle haksız kazanç elde etmeye çalıştığını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının davalıdan alacağı olup olmadığı ve var ise ne kadar olduğunun tespitine yönelik alınan hüküm kurmaya elverişli raporda, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davacının, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalıya rücu edebileceği miktarın rapora göre saptandığı, davalı tarafından cevap süresi içerisinde işbu paraların davacı tarafından ödenmediğinin kesin deliller ile ispat edilemediği, davalının sair itirazlarına da itibar edilmediği, davacı tarafın takipte 49.641,25-TL asıl alacak ile birlikte 8.131,39-TL de işlemiş faiz talep ettiği, ancak davacı takipten önce davalıyı temerrüde düşürmediğinden faize takip tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun Beypazarı İcra Müdürlüğü" nün 2011/291 sayılı dosyasında 49.641,25-TL asıl alacağa ilişkin itirazının iptaline, işlemiş faize ilişkin isteminin ise reddine, 49.641,25-TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 icra inkar tazminatının şartları oluştuğundan davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporundaki alternatifli görüşlerden tüm ödemeleri kapsayan kısma itibar edilerek hüküm kurulmuş, davalı vekili, bilirkişi raporuna gerekçelerini de göstermek suretiyle itiraz ettiği halde bu itirazları değerlendirilmemiştir.
Davacı, birlikte müteselsil kefil olarak ödediği bedelin diğer birlikte müteselsil kefillerden onların payına düşen sorumluluk sebebiyle rücuen tahsilini isteyebilir.
Somut olayda 4 kişinin birlikte müteselsil kefil olduğu, dosya içeriğinden anlaşıldığına göre, davalının sorumluluğu ¼ oranındadır. Ancak, yapılan ödemelerin davacı tarafından yapılan ödemeler olup olmadığı hususu yeterince araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece belirtilen ilkeler çerçevesinde banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalının itirazlarını da değerlendirecek biçimde ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, müddeabih haline getirilerek harçlandırılan işlemiş faiz talebinin reddine karar verildiği halde reddedilen kısım yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.