12. Ceza Dairesi 2016/12852 E. , 2018/9157 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle öldürme
Hüküm :TCK"nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz ettiği anlaşılan sanık müdafii ve katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın meskun mahalde, gece vakti, iki yönlü çift şeritli caddede, idaresindeki minibüsle seyir halindeyken gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında banket dışında yürümekte olan mağdura çarparak ölümüne neden olduğu olayda, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, bir kişinin öldüğü olayda tam kusurlu olan sanık hakkında asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayininde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, TCK"nın 3/1. maddesi uyarınca adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, üst hadde yakın temel ceza tayin edilerek teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini,
2- Sanığın ifadelerinde “olay günü alkollü olmadığı, olay tarihinden 2 gün önce alkol aldığı, ele geçen alkol şişesinin o geceden kaldığı,aracın farlarının solgun yandığı, yaklaşık 2-3 metre mesafeyi ancak gösterdiği, farların arabayı sürerken yolu göreceği şekilde aydınlatma imkanı sağlamadığı, farların aşağıya doğru meyilli olduğundan yolun ön tarafını değilde alt kısmını gösterdiği, bunun da görüşüne engel olduğu, aracı kullandığı yerin şehirler arası ana yolu olduğunu bildiği,aracı kullandığı yolun trafiğin yoğun şekilde akış gösterdiği bir yol olduğu, aracın ön camının tamamen buharlandığı, sürücü kısmının bulunduğu taraftan bir miktarını eliyle sildiği, diğer tarafların buğulu şekilde olduğu, aracın camlarının renkli olması nedeniyle araç içerisinden dışarıyı göremez konumda olduğu, cam suratına patladıktan sonra fren yaptığı,“ şeklindeki beyanı, savunmasını doğrular mahiyette, kazadan yaklaşık 23 saat sonra, Rize Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen adli muayene raporunda “sıfır nokta sıfır promil değeri” saptandığının belirtildiği, tanık....’in beyanında “Sanığın olayın olduğu gün petrol istasyonundan sigara almak için aracıyla geldiğini, aracından inmeden kendisinden sigara istediğini, olaydan bir hafta önce gerçekleşen bir ölüm olayına ilişkin aralarında konuşma geçtiğini, sanığın konuşmasında alkollü olduğunu anladığını, alkolün etkisiyle yoğun bir sarhoşluk meydana geldiğini sezemediğini, petrol istasyonundan normal bir şekilde arabasını sürerek çıktığını, aracının sevk ve idare etmesinde tehlikeli bir durum görmediğini, gördüğü kadarıyla farların yanmakta olduğunu” belirttiği, bu hususlar hep birlikte dikkate alındığında sanığın alkolün etkisi ile güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair bir delil ve sanığın dışa yansıyan davranışları ile ilgili bir tespitin dosya içerisinde bulunmadığı, sanığın bilinçli taksir oluşturan ihlalinin yalnızca, idaresindeki aracın farlarının arabayı sürerken yolu göreceği şekilde aydınlatma imkanı sağlamadığını, görüşüne engel olduğunu, trafiğin yoğun şekilde akış gösterdiğini bildiği yolda tamamen buhar yapan ön camının sadece sürücü kısmının bulunduğu taraftan bir miktarını eliyle silerek, diğer tarafları buğulu şekilde ve aracın camlarının renkli olması nedeniyle araç içerisinden dışarıyı göremez konumda olduğunu bildiği halde ve neticenin gerçekleşeceğini öngörmesine rağmen, seyrine devam etmekten ibaret bulunduğu gözetilerek, TCK"nın 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın 1/3 oranı yerine, 1/2 oranında artırılarak fazla ceza tayini,
3-Kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında 5237 sayılı TCK"nın 53/6. maddesi gereğince sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken takdiren alt sınırdan ceza verildiği belirtildiği halde sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına hükmolunarak hükümde çelişkiye neden olunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.