12. Ceza Dairesi 2018/137 E. , 2018/9126 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK"nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun"un 179/2, 62, 53/1-3, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Antalya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.04.2011 tarihli, 2011/57 esas, 2011/225 karar sayılı ilamındaki mahkumiyet TCK"nın 106/1-1. madde, fıkra ve cümlesinde düzenlenen tehdit ve aynı Kanun"un 125. maddesindeki hakaret suçlarına ilişkin olup, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli, 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 34. maddesi ile değişik CMK"nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK"nın 106/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması ve tehdit suçuyla birlikte işlenmesi halinde CMK"nın 253/3. madde ve fıkrasına 26.06.2009 tarihli 5918 sayılı Kanun"un 8. maddesiyle eklenen ve 09.07.2009 tarihinde yürürlüğe giren “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” hükmü gereğince suç tarihi itibariyle uzlaşma hükümleri uygulanamayan hakaret suçu açısından da 6763 sayılı Kanun"la yapılan değişiklik uyarınca uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerekmesi karşısında; TCK"nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun"un 35. maddesi ile değişik CMK"nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun"un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumu mahkemesince değerlendirileceğinden, bu husus araştırılıp, tekerrür hükümlerinin uygulanma olanağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de:
Sanığa ait adli sicil ve arşiv kaydına ilişkin belge içeriğine göre, sanığın, Antalya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.09.2009 tarihli, 2009/1160 esas, 2009/825 karar sayılı ilamı ile TCK"nın 106/1-1, 53/1, 58. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan ilamın 18.01.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun"un mükerrirlere özgü infaz rejimini düzenleyen 108. maddesinin 2. fıkrası gereğince, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken geçmiş hükümlülüklerden en ağırı olanın esas alınması gerektiğinden, söz konusu ilamın onaylı bir örneği mahkemesinden istenip, bu ilamla hükmedilen hapis cezasının infaz tarihi açıklığa kavuşturulduktan sonra sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında TCK"nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete"de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Sanığın aracından ele geçirilip, adli emanete alınan 1 adet yarısı dolu vaziyette .... marka votka şişesi, 1 adet Royce Gold ibareli boş enerji içeği kutusu, 4 adet açık vaziyette .... ibareli çikolata kutusu hakkında bir karar verilmemesi,
4- Tefhim edilen ve hükmün esasını oluşturan kısa kararda, yargılama giderlerinin sanıktan tahsil edilmesine karar verilip, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, asıl olanın tefhim edilen kısa karar olduğu ve tefhim edilen kısa karara uygun gerekçeli karar yazılması gerektiği nazara alınmaksızın, 9,00 TL"den ibaret yargılama giderinin 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun"un 100. maddesi ile CMK"nın 324/4. maddesine eklenen cümlenin atıfta bulunduğu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun"un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğundan bahisle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.