Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/3734
Karar No: 2021/668
Karar Tarihi: 15.02.2021

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2020/3734 Esas 2021/668 Karar Sayılı İlamı

4. Hukuk Dairesi         2020/3734 E.  ,  2021/668 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Asıl ve birleşen davalarda davacı Tasfiye Halinde T. Emlak Bankası vekili Avukat ... tarafından, asıl davada davalılar ... ve ... aleyhine, birleşen davada davalılar ..., ..., ... , ..., ... aleyhine 10/02/2004 gününde verilen dilekçeler ile usulsüz kredi kullandırılması nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/01/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekilleri, davalı ... Kılıçaslan mirasçıları vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    1)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
    2)Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
    Asıl ve birleşen dava, davalıların usulsüz kredi kullandırmaları nedeniyle davacı bankanın zararının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    Davacı vekili; müvekkili bankanın Yavuzlar Şubesi ticari kredi müşterisi olan dava dışı borçlu firmalardan tahsil edilemeyen krediler nedeniyle oluşan zararın asıl ve birleşen davada kredi tespit kurulu üyesi, bölge müdürü ve bölge müdür yardımcısı olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.
    Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
    Mahkemece; bozmadan sonra bilirkişiden alınan raporda asıl ve birleşen dava yönünden hesaplanan asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden % 50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmış, kalan miktarın davalılardan kusurları oranında dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
    Asıl ve birleşen davada davacı vekili, banka zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur. Uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklı olup, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun haksız eylem halinde müteselsil sorumluluğu düzenleyen 50. maddesi uyarınca; birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde, zarardan müteselsilen mesul olurlar. Bu nedenle davalıların kusurları oranında tahsile karar verilmiş olması doğru değildir. Hesaplanan zarardan, asıl ve birleşen dava davalılarının müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmelidir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
    3) Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
    a) Mahkemece, davacının dava dışı usulsüz kredi kullandırılan müşterilerinden kısmi tahsilat sağlaması ve bu kredi müşterilerinin 1996 yılı istihbarat raporlarının olumlu olması nedeniyle zararın %50"sinin banka üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olduğu belirtilmiştir. Ne var ki, yapılan işin niteliği ve hacmi, bankanın faaliyet alanı olan kredi tahsilatının tabii bir risk taşıması, bankanın müşteri portföyünün genişletilmesinin amaçlanması gözetildiğinde yapılan bu indirim oranı hak ve adalete uygun olmayıp azdır. Şu durumda, mahkemece daha yüksek oranda hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken, davalılar yararına yapılan indirimin düşük tutulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    b) Davacı banka asıl ve birleşen davada, dava dışı kredi müşterilerinin ana para borçlarının reeskont faizi işletilerek dava tarihinde ulaştığı toplam miktarın işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tazmini isteminde bulunmuştur.
    6098 sayılı TBK’nın 121. maddesinin 3. fıkrası (818 sayılı BK’nın 104. maddesinin 3. fıkrası) uyarınca, temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez. Anılan yasağa rağmen mahkemece, bilirkişi raporunda hesaplanan ana para ve 1998-2002 yılları arası işlemiş faiz toplamının % 50"sinden davalılar sorumlu tutulmuş, bir de davalıların kusurları oranında sorumlu oldukları belirlenen tutarların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
    Şu halde mahkemece, faize faiz yürütülmesine neden olacak şekilde asıl alacağa işlemiş faiz miktarı eklenerek ulaşılan toplam miktara dava tarihinden itibaren yeniden faiz işletilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    c) Davacının usulsüz kredi kullandırılan dava dışı banka müşterilerinden de dava konusu alacağı tahsil imkanı bulunduğu göz önüne alınarak, mahkemece tahsilde tekerrüre yol açmayacak biçimde karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı yararına, yukarıda (3-a,b,c) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 15/02/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi