4. Hukuk Dairesi 2020/3863 E. , 2021/666 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/06/2014 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; görev yönünden davanın usulden reddine dair verilen 05/11/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, mülkiyeti Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV İşl. AŞ"ye ait birinci ve ikinci hangar binası ve güvenlik kulübesinin kiralanmak suretiyle kuruma bağlı Kargo İşletme Merkezi Genel Müdürlüğü tarafından kullanıldığını, söz konusu binadaki su aboneliğinin kuruma ait olup şebekeden gelen hattın, tesis merkezinden idarenin kullandığı alanlar ile davalının kullandığı alanlara ayrıldığını, davalıyı besleyen hattın kapatılmasına rağmen tesisin merkezinden gerek soğuk gerek sıcak su hatlarının kurumun bilgisi dışında açılarak davalı tarafından kullanıldığını, Başmüdürlük teknik elemanlarınca ASKİ faturalandırma dönemi esas alınarak davalıyı besleyen şehir şebeke hattının kapatılarak kurumun fiili su kullanım miktarının ölçüldüğünü, faturalardan gerçek kullanım bedeli çıkartılarak farkın davalıya ait su tüketim bedeli olduğu şeklinde hesaplama yapıldığını, bu şekilde tespit edilen zararın tahsili için başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, su faturalarının 2010 yılına ilişkin olduğu dikkate alındığında davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, taşınmazda tarafların ayrı sözleşmelere dayalı ayrı alanlarda kullanım hakları olduğunu, su aboneliğinin bulunduğunu, davacının farkı önce taşınmaz maliki Türksat AŞ‘ye olan kira borcundan mahsup etmek istediğini, bu durum Türksat AŞ tarafından kabul görmeyince kulübe yansıtılmak istendiğini, kulüp tarafından aboneliklerinin bulunduğu ve faturalarının ödendiğinin Türksat AŞ’ye bildirildiğini, bu açıklamayı yeterli bulan Türksat AŞ"nin davacıdan mahsup edilen kira bedellerini tahsili yoluna gittiğini, davacının kullanımındaki taşınmazın duvarlarla çevrili olduğunu ve özel güvenlik bulunduğunu, davacının tahminlere dayalı olarak ve kendi içinde tuttuğu tutanaklarla kulübü borçlu gösterdiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen ilk kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 29/04/2019 tarihli ve 2019/80 esas 2019/2491 karar sayılı ilamı ile “Dosya kapsamından, mahkemece gerekçede zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin davacı kurumun dava açma konusunda emir vermeye yetkili organ tarafından zarar ve zarar sorumlusunun öğrenildiği tarih olduğu belirtildikten sonra Hukuk İşleri Müdürlüğüne dava açma talimatının verildiği tarihe göre iki yıllık zamanaşımı süresi geçmeden takibe geçildiğinden bahisle zamanaşımı definin yerinde olmadığının bildirildiği ancak dosyadaki belgeler arasında buna dair herhangi bir belge bulunmadığı, sadece davacı tarafın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bu hususta beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, davacı kurumdan dava açma konusunda emir vermeye yetkili makamın olur yazısı olup olmadığı araştırılıp varsa dosya içerisine alınmasının sağlanması ve varılacak sonuca göre değerlendirme yapılması gerekirken davacının beyanına dayanılarak zamanaşımı definin reddedilmesi doğru değildir.” denilerek bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra taraflar arasındaki uyuşmazlığın su abonelik sözleşmesinden kaynaklanan su tüketim bedelinin tahsiline yönelik icra takibinden kaynaklandığı, davacı ve davalının her ikisinin de tüketici konumunda bulunduğu, abonelik sözleşmesinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunmasına Dair Kanunun 52. maddesinde düzenlendiği, bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Mahkemece, davacı kurumdan dava açma konusunda emir vermeye yetkili makamın olur yazısı olup olmadığı araştırılıp varsa dosya içerisine alınmasının sağlanması ve varılacak sonuca göre değerlendirme yapılması gerekirken tüketici mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Şu halde, mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 15/02/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.