23. Hukuk Dairesi 2014/3503 E. , 2014/7815 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/03/2013
NUMARASI : 2011/611-2013/147
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin, dava dışı M. B. ile H. Bankası A.Ş arasında yapılan kooperatif kredileri sözleşmesine, davalı kooperatif ve dava dışı diğer kefiller ile birlikte müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan takip sebebiyle bankaya ödeme yapıldığını, krediyi veren kuruluşun banka olması sebebiyle davalı kooperatifin borç ilişkisi içerisinde müvekkili gibi kefil olduğunu ve bu sebeple, borcun tamamı üzerinden müvekkili aleyhine takip yapılmasının BK"nın 488. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatife 40.893,39 TL borçlu olmadığının tespitine, yapılan ödemelerin istirdatına ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla müvekkilinin davalı kooperatife dava tarihi itibariyle 47.792,70 TL borçlu olmadığının tespitini, 10.674, 42 TL"nin istirdatını ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kredinin verilmesi aşamasında, müvekkili kooperatifin alacaklı sıfatı ile icrai tahsilat yapabileceğine ilişkin kefiller tarafından imzalanan bir taahhütname verildiğini, borcun tamamının müvekkili tarafından ödenmesi nedeniyle müvekkilinin asıl alacaklı sıfatıyla takip yapmasında hukuka aykırı bir durum olmadığını savunarak, davanın reddini ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı kefilin icra takibine istinaden 26.08.2011 tarihinde 11.500,00 TL ödemede bulunduğu, bu tarih itibariyle davacının icra takip dosyası kapsamındaki borcunun ise 825,58 TL olduğu, dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 10.674,42 TL"nin iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Samsun 3. İcra Müdürlüğü"nün 2009/12224 E. sayılı takip dosyası nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, 10.674,42 TL"nin 26.08.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun kefil tarafından ödenmesi üzerine ödemenin diğer kefilden rücuen tahsili ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Taraflar, dava dışı asıl borçlu M. B."ın T. H. Bankası A.Ş."den kullandığı krediye dava dışı H. Y., C. D. ve E. B. ile birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefildirler.
Davalı kooperatif tarafından, kredi alacaklısı bankaya ödenen miktarın tamamının rücuen tahsili, davacılardan kredi borçlusu M.B."dan talep edilebilir ise de, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davacının diğer kefil davalıya karşı sorumluluğu, BK"nun 487/2. maddesi yollaması ile somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken aynı Kanun"un 488. maddesinin 2. cümlesi uyarınca her bir kefile düşen pay ile sınırlıdır.
Davacı kefilin, kredi başvurusu sırasında ibraz ettiği taahhütname doğmamış haktan feragat niteliğinde olduğundan geçerli değildir. O halde mahkemece, bu feragatin geçerli olmadığı ve kefil olan davacının borcu ödeyen diğer kefil davalı kooperatife, borç miktarının toplam kefil sayısına bölünmesi suretiyle davacıya düşen miktar kadar sorumlu olduğu gözetilerek, kooperatifin kendi temerrüdü ile davacı yanca yapılan ödemelerin de dikkate alınarak hesaplama yapılması doğrultusunda bankacı bir bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.12.2014. tarihinde oybirliğiyle karar verildi.