16. Hukuk Dairesi 2016/1381 E. , 2016/1969 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "yapılan araştırma inceleme ve uygulamanın yeterli olmadığı, taşınmaza ilişkin davalarda tanıkların taşınmaz başında dinlenmesi gerektiği halde duruşmada dinlenildiği, dinlenen yerel bilirkişi ve tespit bilirkişileri ile davalı tanıkları çelişkili beyanda bulunduğu halde çelişkinin giderilmediği belirtilerek yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı bilgi alınması, kimin zilyet olduğu ve süresinin ortaya konması, beyanlar arasında çelişkinin yüzleştirilme yapılarak giderilmesi bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 253 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/2 payın davacı ... ve 1/2 payın davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma ilamında keşif yapılarak yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı bilgi alınması, kimin zilyet olduğu ve süresinin ortaya konulması, beyanlar arasında çelişkinin yüzleştirilme yapılarak giderilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda keşif yapıldığı halde dava konusu taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kim tarafından ne şekilde ne surette kullanıldığı ortaya konulmadığı gibi beyanlar arasındaki çelişkilerde giderilmeden hüküm kurulmuştur. Keşif mahallinde beyanı alınan tespit bilirkişisi ... dava konusu yerin davacıya ait olduğunu, davalının kullanımını görmediğini, 25-30 yıldır davacının kullandığını, mahalli bilirkişi ... dava konusu yerin öncesinde davacının babası tarafından kullanıldığını, miras yolu ile davacıya kaldığını, 25-30 yıldır davacının kullandığını, mahalli bilirkişi ... davacının babası ile davalının babası tarafından ortak kullanıldığını, babaları ölünce davacı ve davalıya intikal ettiğini, davacı tanıkları çekişmeli taşınmazın 30 yıldır davacı kullanımında olduğunu, davalı tanıkları ise davacı ve davalı murisleri tarafından ortak kullanıldığını, murisler ölünce davacı ve davalıya intikal ettiğini beyan etmişlerdir. Bu nedenle beyanlar arasında çekişmeli taşınmazın kime ait olduğu ve kimden kime ne şekilde geçtiği hususunda çelişki bulunduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; mahallinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin kime ait bulunduğu, kimden kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, ortak muristen gelmekte ise ne şekilde intikal ettiği, ortak muristen gelmemekte ise tarafların hangi hakka dayanarak kullandıkları hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazda kimin zilyet bulunduğu ve süresi tam olarak ortaya konulmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,
29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.