23. Hukuk Dairesi 2014/9593 E. , 2014/7661 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/10/2013
NUMARASI : 2009/317-2013/505
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı yüklenici kooperatif arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, inşaatın süresinde tamamlanmaması üzerine taraflar arasında yapılan 2007 tarihli protokol ve 14.09.2007 tarihli taahhütname gereğince, taahhütnamede belirtilen işlerin en geç 30.06.2008 tarihinde bitirileceğinin aksi halde davalının 15.000,00 TL ödemesinin kararlaştırıldığını ve davalının 15.000,00 TL tazminat ve beş adet yapı kullanma izni için harcanacak 7.500,00 TL"nin teminatı olarak müvekkiline 22.500,00 TL"lik senet verdiğini, davalının taahhütnamede belirtilen işleri süresinde yapmaması üzerine, mahkeme aracılığıyla yaptırdıkları tespitte yapılmayan işler bedelinin 10.080,00 TL olduğunun belirlendiğini, bu bedelin tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan protokol ve müvekkilinin verdiği taahhütname gereğince müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, eksik yapılan bir iş olmadığını savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve taahhütname birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, davalı tarafın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre, blokların altına ayrı ayrı 10 tonluk su deposu yapılmasını taahhüt etmesine rağmen, sözleşmenin dışına çıkarak çatıya ayrı ayrı su depoları yaptırdığı, yine posta kutularının plastikten yapılması kararlaştırılmasına rağmen ahşaptan yapıldığı, eksik olan kapının diğer dairelere daha kaliteli markadan takıldığı, bu dairede bulunan kapının aynı vasıfta olmadığı, davalının edimini eksiksiz olarak ifa ettiğinin kabul edilmeyeceği, davacının bu ifaya kabule zorlanamayacağı ve neticede davacının ifayı açıkça kabul etmediği, davalının takipten önce usulüne uygun temerrüte düşürülmediği ve alacağın yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.080,00 TL asıl alacağa yapılan itirazın iptaline, işlemiş faiz ve icra inkâr tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ve protokole dayalı olarak eksik ve ayıplı iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK"nın 266/1. maddesi "Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmünü içermektedir. Aynı Kanun"un 282. maddesinde belirtilen bilirkişinin oy ve görüşünün hakimi bağlamayacağı ve hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği yönündeki hüküm, HMK"nın 281. madde hükmü karşısında hakim bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor ya da sözlü açıklama alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.
Somut olayda, davacı tarafından Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2009/57 D.İş sayılı dosyasındaki tespit raporuna dayalı olarak dava açılmış olup, mahkemece yargılama sırasında davalı savunmaları da gözetilerek bilirkişi raporu ve itirazlar üzerine iki defa ek rapor alınmasına rağmen, mimari proje ile ilgili değerlendirme yapmayan ve davalının davadan önce de itirazına uğrayan tespit raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece, uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla mahallinde keşif ve inceleme yapılıp, dosyada bulunan mimari projelerin arsa sahibi tarafından onaylanıp onaylanmadığı araştırılarak, projenin davacı arsa sahibi tarafından onaylandığının tespiti halinde, projede davacıya ait binanın bodrum katında su deposu bulunmadığı bilirkişice tespit edildiğine göre su deposunun bedelini isteyemeyeceği; projenin arsa sahibi tarafından onaylanmadığının tespiti halinde ise, sitenin ortak kullanımı için havuz imalatı bünyesinde hidrofor sistemi ile birleştirilmek suretiyle yapıldığı tespit edilen 36 tonluk su deposunun mimarı projeye uygun olup olmadığı araştırılıp, mimari projeye uygun ise davacı tarafça da yararlanılacağından yine bu bedelin istenemeyeceği; yapılan 36 tonluk su deposunun davacı arsa sahibince onaylanmayan mimari projeye aykırı olması halinde ise sözleşmeye ve projeye uygun olarak yapılmamış olmasından dolayı zararın talep edilebileceği gözetilerek, bu ve diğer kalemler ile ilgili mimari proje zemine uygulanıp davalının teknik nitelikteki itirazlarını da cevaplandıran ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, alınan bilirkişi raporuna ve ek raporlarına itibar edilmemesinin hukuki dayanakları açıklanmaksızın, 36 tonluk su deposunun varlığı gözden kaçırılarak ve tartışılmayarak, güneş enerjisi depoları ile karıştırılarak çatıya ayrı ayrı su depolarının yaptırıldığının kabulü ile hüküm kurmaya elverişli olmayan tespit raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.