23. Hukuk Dairesi 2014/6131 E. , 2014/7653 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2014
NUMARASI : 2013/559-2014/24
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı C.. Ç.. ve vekili Av. ... ile davalı vekili T. B. gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, davacıya isabet eden dükkanların asma katlı ve vitrin camlarının ısıcam yapılması gerekirken yüklenicinin, bu şartlara uymadığını ileri sürerek, oluşan değer kaybının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve alınan bilirkişi raporuna göre, sözleşme tarihi itibariyle, imar mevzuatı gereğince asma kat yapılmasının mümkün bulunmadığı ve vitrin camlarının sözleşmede belirlenenden daha pahalı malzeme ile yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 10.03.1999 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, yapılacak inşaatın kaç katlı olacağı belirtilmeden, sadece arsa sahibine toplam 6 adet asma tavanlı dükkan teslim edileceği kararlaştırılmış, bunun dışında yükleniciye verilecek bağımsız bölüm sayısı da belirlenmemiştir.
Davada, arsa sahibine ait dükkanların asma katlı yapılması nedeniyle uğranılan değer kaybının tazmini istenmektedir. Mevcut inşaatta dükkanların asma katlı yapılmadığı sabittir. Mahkemece verilen ilk kararın temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi"nin 03.07.2013 gün, 2013/685 E.-4320 K. sayılı ilamında sözleşmenin yapıldığı tarihteki imar mevzuatına göre dükkanlara asma kat yapılmasının mümkün olup olmadığı konusunda inceleme yapılması gereğine değinilmiştir. Ne var ki, mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bu gerek yerine getirilmemiştir. Zira, her ne kadar belediyeden gelen 28.01.2014 günlü yazıda proje ve ruhsatın onaylandığı tarih itibariyle geçerli imar yönetmeliği uyarıca, gerekli kat yüksekliği sağlanamadığından, asma kat yapılmasının mümkün olmadığı bildirilmiş ise de; proje ve ruhsat onay tarihinde değil, sözleşme tarihi itibariyle, inşaatta azami kat yüksekliğine riayet edilerek, mevcut ve yüklenici tarafından onaya sunulan proje şekliyle değil, imar yönetmeliği uyarınca inşa edilecek binada asma kat yapılıp yapılamayacağı hususunun incelenmesi gereklidir. Oysa davada, böyle bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bunun yanında, belediyece, karar tarihinden sonra, davacı arsa sahibine yazılan 13.05.2014 tarih ve 2282 sayılı yazıda, sözleşme tarihi itibariyle mevzuat şartlarının yerine getirilmesi kaydıyla asma kat yapılabileceği bildirilmiştir.
Bu durumda, bozma gereği öngörülen incelemenin yeterli yapıldığından söz etmek mümkün bulunmadığından, yukarıda ifade edilen hususlarda bilirkişi incelenmesi yaptırılarak, mevcut ve yüklenici tarafından inşaatta uygulanan proje dışında, sözleşme hükümleri dikkate alınmak suretiyle ve sözleşme tarihi itibariyle yapılacak binada, dükkanlarda asma kat yapılıp yapılamayacağı konusunda rapor alınmalı; yapılacak inceleme sonucunda davacının alacağının varlığının tespiti halinde ise, bozma ilamında ifade edilen mahsup itirazları üzerinde de durulup, sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar nazara alınmaksızın eksik inceleme ve hatalı yorumla yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.