23. Hukuk Dairesi 2014/4383 E. , 2014/7519 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/11/2013
NUMARASI : 2013/26-2013/533
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin, 1.000 m² alanlı taşınmazını devretmesi karşılığında davalının müvekkiline dört adet kooperatif üyeliği verdiğini, davalının masraf talebi üzerine ve tarafların anlaşmasıyla kooperatif üyeliğinin bire düşürüldüğünü, davalının bu tutumu üzerine kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, çıkma payı karşılığı olarak müvekkiline 463 m² alanlı taşınmazın tapuda devredildiğini, fakat devredilen bu taşınmazın kamuya tahsisli taşınmazlardan olduğunu, bu şekilde müvekkilinin yaşlılığı, eğitim durumu ve tecrübesizliğinden orantısız şekilde yararlanıldığını ileri sürerek, müvekkilinin sözleşmeyle bağlı olmadığının tespitine, çıkma payı alacağı karşılığı devredilen tapunun davalıya iadesi karşılığında kooperatif üyeliğinin iadesine, olmadığı takdirde ise, karşılıklı olarak devredilen taşınmazlar arasındaki bedel farkının tazminine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcileri, davacı ile yapılan tüm işlemlerin usulüne uygun yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; kooperatif üyeliği sırasında verilen taşınmazın imarsız olduğu ve sonradan yapılan imar uygulamasıyla 223 m² lik arsaya dönüştüğü, davacının davalıya katkısının, tarlanın veriliş tarihindeki bedeli kadar olduğu, anasözleşme hükümleri uyarınca bu bedelin talebi mümkün olduğu halde, tarafların anlaşmasıyla 43844 ada 1 parsel sayılı taşınmazın %50" sinin çıkma payı karşılığı olarak davacıya devredildiği, davacının davaya konu hisseyi davalıya satış yoluyla devrettiğini 17.07.1999 tarihli genel kurulda ifade ettiği ve artık kooperatif hissenin iadesini talep edemeyeceği, ayrıca tapu sicil kayıtları aleni olduğundan çıkma payı olarak verilen arsadan dolayı kandırılma iddiasının ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, gabin nedeniyle, çıkma payı alacağı karşılığı devredilen tapunun davalıya iadesi karşılığında kooperatif üyeliğinin iadesi, olmadığı takdirde karşılıklı olarak devredilen taşınmazlar arasındaki bedel farkının tazmini istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"ndan kaynaklanmaktadır. Anılan Kanun’un 99/1. maddesinde, bu yasada düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılacağı belirtilmiştir. Bu durumda söz konusu uyuşmazlıklarla ilgili davalarda görevli mahkemeler ticaret mahkemeleridir.
Öte yandan; 26.06.2012 tarih ve 6335 sayılı Kanun"un 2. maddesi ile değiştirilen 6102 sayılı TTK"nın 5. maddesi ile, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olup, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir. Bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunduğu takdirde, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde bulunan ve anılan yasanın 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ve özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı da hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, dava tarihi olan 10.01.2013 tarihi itibariyle görevli mahkeme ticaret mahkemesidir. Bu durumda; mahkemece, davada, Asliye Ticaret Mahkemesi"nin görevli olduğu gözönünde bulundurulup, 6100 sayılı HMK"nın 114/c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.
2) Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.