Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/18078
Karar No: 2014/3904
Karar Tarihi: 27.02.2014

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2013/18078 Esas 2014/3904 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacılar, Marmaris Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı olan müvekkillerinin banka personeli İ.A. ve M.A. tarafından emlak almak isteyen müşterilerin kredi ihtiyacı için bankaya yönlendirilmesi halinde kişi başına 500 TL ödeme yapacakları yönünde bilgilendirildiklerini iddia ederek, davalı bankanın senetleri icra takibine konulduğunu ve sözleşmenin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkeme, davacıların iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak Yargıtay, mahkemenin eksik inceleme yaptığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Kanun Maddeleri: Taraflar arasındaki sözleşmeten kaynaklı alacakların tahsili için değişik takip yollarına başvurulabilmesi gerektiği (İcra ve İflas Kanunu).
19. Hukuk Dairesi         2013/18078 E.  ,  2014/3904 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mah.sıfatıyla)
    TARİHİ : 19/10/2012
    NUMARASI : 2011/324-2012/557

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de bu istemin tebligat giderlerinin yatırılmadığından reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacılar vekili, Marmaris Emlak Müşavirleri Derneği başkanı olan ve 20 yıla yakın bir süre emlakçılık yapan müvekkili Y.. A..’un emlak konusunda geniş bir çevreye sahip olduğunu bilen davalı bankanın Marmaris Şube Müdürü olan dava dışı İ. A.. ile yardımcısı M. A..’ın müvekkillerinin işyerine gelerek emlak almak isteyen müşterilerin kredi ihtiyacı için bankaya yönlendirilmesi halinde kişi başına 500 TL.ödeme yapacaklarını belirttiklerini ve daha sonra bu konuda bankada sözleşme imzaladıklarını, müvekkillerinin sözleşmeye uygun davranarak kredi ihtiyacı olan müşterilerini bankaya yönlendirdiklerini, ancak davalı bankanın müvekkillerinin imzalamış olduğu sözleşme ekinde bulunan teminat senedini icraya koyduğunu iddia ederek taraflar arasında imzalanan Şubat 2011 tarihli sözleşmenin iptaline, senedin teminat senedi olması nedeniyle iptaline ve davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevabında, davacıların müvekkili bankanın kredi borçluları olduğunu, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını tahsil için icra takibi yapıldığını, davaya konu senedin kredi borcuna karşılık alınmış olup, davacıların borç ödemede temerrüde düşmesi sonucu senedin takibe konulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı tarafın kredi borcunun taraflar arasındaki anlaşma gereği emlak danışmanlığına ilişkin faturalarla ödeneceğine ilişkin iddialarını ispatlayamadıkları, tahsilde tekerrür olmamak şartıyla aynı alacak için değişik takip yollarına başvurulmasında herhangi bir sakınca ve yasal engel bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafın aynı alacak için hem ilamsız, hem de kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapmasının yasaya aykırı olduğunu söyleme olanağı bulunmadığı, davacıların kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçlarının bulunduğu, ortada mükerrer bir tahsilat bulunmadığı, tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın ve davalı yanın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak dava tarihindeki borçluluk durumu yönünden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak deliller hep birlikte değerlendirilip, gerektiğinde yemin teklif hakkı da hatırlatılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi