14. Ceza Dairesi 2012/2798 E. , 2014/843 K.
"İçtihat Metni"
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından sanıklar ... ve ..."in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.06.2010 gün ve 2009/990 Esas, 2010/566 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık ..."ün, mağdurun, kahvehanenin müdüriyet bölümünde patronu olan diğer sanık ... tarafından darp edilmesi sırasında elinde tuttuğu sallama tabir edilen bıçak ile yanlarında bulunarak kasten yaralama eylemine TCK.nın 37. maddesi kapsamındaki asli iştirak suretiyle katıldığı sabit olduğu halde, hakkında TCK.nın 39. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında hapis cezasına mahkûmiyetlerinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm hükümden çıkartılarak yerine “TCK.nın 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar; alt soyları haricindekiler
yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Mağdurun aşamalardaki beyanlarından ve tüm dosya içeriğinden; sanıkların, oyunda hile yaptığını düşünerek kahvehanenin alt katında bulunan müdüriyet bölümüne çağırdıkları mağduru darp ettikten sonra olay yerinden gönderdiklerinin anlaşılması karşısında, kastlarının kasten yaralama eylemine yönelik olup, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında yazılı gerekçelerle mahkumiyet kararları verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık ..."ün, mağdurun, kahvehanenin müdüriyet bölümünde patronu olan diğer sanık ... tarafından darp edilmesi sırasında elinde tuttuğu sallama tabir edilen bıçak ile yanlarında bulunarak oluşu kabul edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemine TCK.nın 37. maddesi kapsamında iştirak suretiyle katıldığı ve böylece eylemin TCK.nın 109/3-b maddesi uyarınca birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği anlaşıldığı halde, hakkında TCK.nın 39. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini
Sanıklar hakkında hapis cezasına mahkûmiyetlerinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.