Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/7043
Karar No: 2021/5607
Karar Tarihi: 20.04.2021

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/7043 Esas 2021/5607 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2020/7043 E.  ,  2021/5607 K.

    "İçtihat Metni"


    Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
    No : 2019/1636-2020/104

    Dava, iş kazasından sigortalının vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, taraf vekillerinin istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın taraf vekilleri tarafından süresi içersinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I- İSTEM:
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacıların ortak murisi ..."nın Trabzonspor Akyazı Spor Kompleksi inşaatında çalışırken geçirdiği iş kazası nedeniyle vinç kancasından kurtulan 2,5 ton ağırlığındaki demir demetinin üzerine düşmesi sonucu vefat ettiğini belirterek eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşleri olan davacılar için maddi ve manevi tazminatların davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

    Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; olay tarihi olan 18/07/2014 tarihinde ... Akyazı Stadyumu ve spor tesisleri inşaatında demirci usta başı olarak çalışırken meydana geldiği belirtilen iş kazası sonucu vefat eden ..."nın hak sahipleri davacılar adına davalılar aleyhine dava dilekçesinde belirtilen miktarlarda maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulduğunu, bu talebin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilinin talep edildiğini, davalı ... dışında diğer davalılar hakkında ... 4. İş Mahkemesi"nin 2015/46 Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat istemli davanın açılmış olup halen derdest olduğunu ve iş bu davanın ilgili ... 4. İş Mahkemesi"nin 2015/46 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
    II- CEVAP:
    Davalı ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, kazazedenin talimatlara aykırı davranarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, tüm iş güvenliği ve sağlığı önlemlerini alma görevinin diğer davalı... Nakliyat şirketine ait olduğunu, manevi tazminat yönünden de illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
    Davalı Yertaş vekili cevap dilekçesinde, vefat eden işçinin Sarıdağlar İnşaat işçisi olduğunu, müvekkili şirkette kaydının bulunmadığını, kazalının kendi hatası sonucu ölümüne sebebiyet verdiğini, aldığı ücretin 4.000 TL değil 1.200 TL olduğunu, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek husumet ve esastan davanın reddini istemiştir.
    Davalı STY İnşaat vekili cevap dilekçesinde, yapılan inşaatın Sarıdağlar A.Ş.-STY İnşaat ve Yertaş İnşaat İş Ortaklığına ait olduğunu, kaba inşaat yapımının Sarıdağlar İnşaata verildiğini, vinç operatörü ..."ın... Nakliyat çalışanı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kazazedenin kusurlu olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
    Davalı... vekili cevap dilekçesinde, kusurun müteveffada olduğunu, müvekkilinin kusur ya da sorumluluğunun bulunmadığını, vniç operatörü nün işvereni olan müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, taleplerin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
    Davalı... Sigorta vekili cevap dilekçesinde, mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, kaza sonucunda meydana gelen zararın İnşaat All Risks Poliçesi teminatı dışında olduğunu, kazanın meydana geldiği işyerinde İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin bulunmadığını bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
    III- MAHKEME KARARI:
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    Mahkemece Asıl ve Birleşen Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile;
    1- a) Davacı ... yönünden, (271.394,75) TL maddi tazminatın (18/07/2014) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl ve birleşen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, (Birleşen davalı... Sigorta firması sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğuna)
    b) Davacı ... yönünden, (69.436,44) TL maddi tazminatın (18/07/2014) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl ve birleşen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, (Birleşen davalı... Sigorta firması sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğuna)
    c) Davacı ... yönünden, (56.245,36) TL maddi tazminatın (18/07/2014) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl ve birleşen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, (Birleşen davalı... Sigorta firması sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğuna)
    2- a) Davacı ... yönünden, (80.000,00) TL manevi tazminatın (18/07/2014) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl davalılar Sarıdağlar İnşaat firması, STY İnşaat firması, Mertler Nakliyat firması ve Yertaş İnşaat firmasından müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    b) Davacı ... yönünden, (70.000,00) TL manevi tazminatın (18/07/2014) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl davalılar Sarıdağlar İnşaat firması, STY İnşaat firması, Mertler Nakliyat firması ve Yertaş İnşaat firmasından müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    c) Davacı ... yönünden, (70.000,00) TL manevi tazminatın (18/07/2014) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl davalılar Sarıdağlar İnşaat firması, STY İnşaat firması, Mertler Nakliyat firması ve Yertaş İnşaat firmasından müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    d) Davacı ... yönünden, (40.000,00) TL manevi tazminatın (18/07/2014) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl davalılar Sarıdağlar İnşaat firması, STY İnşaat firması, Mertler Nakliyat firması ve Yertaş İnşaat firmasından müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    e) Davacı ... yönünden, (40.000,00) TL manevi tazminatın (18/07/2014) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl davalılar Sarıdağlar İnşaat firması, STY İnşaat firması, Mertler Nakliyat firması ve Yertaş İnşaat firmasından müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    f) Davacı ... yönünden, (10.000,00) TL manevi tazminatın (18/07/2014) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl davalılar Sarıdağlar İnşaat firması, STY İnşaat firması, Mertler Nakliyat firması ve Yertaş İnşaat firmasından müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    g) Davacı ... yönünden, (80.000,00) TL manevi tazminatın (18/07/2014) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl davalılar Sarıdağlar İnşaat firması, STY İnşaat firması, Mertler Nakliyat firması ve Yertaş İnşaat firmasından müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    h) Davacılar ..., ... ve ..."nın birleşen davalı... Sigorta firmasına yönelik manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.

    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Mahkemece “Kazanın meydana gelmesinde etken olan vincin davalılardan .... "den kiralandığı ve vinç operatörünün .... işçisi olduğu anlaşılmıştır. Davacının yaptığı iş ve ücreti hususunda ihtilaf olup davacının demirci ustası olduğunun davacı ... davalı tanık beyanlarıyla belirli olduğu, 15 yıllık deneyimi olan ekip başı olduğu, emsal ücret araştırmaları nazara alınarak ücretinin belirlendiği, kusur bilirkişi heyet raporunda %60 .... , %20 Adi Ortaklık, %20"de kazazedenin kusurlu olduğu belirlendiği, dosyada SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin bulunduğu, rücu edilebilir miktarın hesap raporunda mahsup edildiği, ıslah yapılmaksızın dava açılarak birleştirildiği, manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu, sigorta şirketinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, İnşaat All Risks Poliçesi teminatı kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, diğer davalılarla birlikte maddi tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Hükümde talep üzerine iki defa mahkemesince tashih kararı verilmekle inceleme sırasında nazara alınmıştır. Sonuç olarak tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu” gerekçesiyle davalı Yertaş.. Şti"nin istinaf başvurusunun süresinde olmaması nedeniyle HMK 345, 346/, 352/1-c maddeleri gereğince usulden reddine, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla diğer tarafların yerinde görülmeyen istinaf başvurularının HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazazedeye %20 oranında kusur izafesinin isabetsiz olduğunu, kazazedenin soğuk demir ustası olarak ve ustabaşı olarak görev yaptığını, barınma ve 3 öğün yemeğin işveren tarafından karşılandığını, hesap raporuna esas alınan verilerin sağlıksız olduğunu, 30/07/2018 tarihli dilekçede dayanak belgelerde ayrıntılı şekilde açıklanarak itiraz edildiğini, odalarca bildirilen ücretlerin daha önce bildirilen emsal ücretlerden ve önceki yıllardan az olarak bildirildiğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bildirilen ücreti esas alan mahkeme kararının bozulmasına ilişkin 21. Hukuk Dairesi Kararının ibraz edildiğini, odalardan gelen ücreti harmanlayarak belirlenen ücretin hatalı olduğunu, kazazedenin yaptığı iş veya aldığı ücretin tanıklar tarafından ifade edildiğini, ustabaşının aldığı ücret makbuzlarının sunulduğunu, bunların nazara alınmadığını, düşük ücretin esas alındığını, ortalama alınacaksa tanık beyanlarının da dahil edilmesi gerektiğini, bilinen ücretin asgari ücretin 1,95 katı olup Yargıtay tarafından 1,87 katına dayalı hesaba dayanan kararın bozulduğunu, 19 yıllık usta başı olan kazazedenin bu ücretle çalışmasının gerçekle bağdaşmayacağını, 1931 PMF yaşam tablosunun esas alınmasının hatalı olduğunu, kararın kesinleşmesine kadar artışlara ilişkin haklarını saklı tuttuklarını manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, anne ve baba için takdir olunan manevi tazminatın çok az olduğunu, kardeşlerin manevi tazminat miktarının sadaka gibi olduğunu, ... Sigorta açısından maddi-bedeni ayrımı yapılmadığından, manevi tazminattan sorumlu tutulmamasının açıkca hukuka aykırı olduğunu, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
    Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğinden, her türlü güvenlik önlemlerini alıp eğitimler verildiğinden koruyucu malzemeleri teslim ettiğinden ve gerekli talimatları verdiğinden kusur izafe edilemeyeceğini, kazazedenin buna ilişkin imzasının bulunduğunu, yük kaldırma talimatının 3 ve 7. maddelerine kazazedenin uymayarak kazaya sebebiyet verdiğini, raporda kazazede eylemi belirtildiği halde adi ortaklığa %20 kusur izafesinin kabul edilebilir olmadığını, vincin... Şti"ye ait olduğunu, tüm iş güvenliği ve sağlığı önlemlerinin alınmasının bu firmanın sorumluluğunda olup vinç kullanım sözleşmesinde buna ilişkin hükümler bulunduğunu, kök raporda hesaplamaya esas ücretin asgari ücretin 1,01 katı esas alındığını, ek raporda ise 1,95 olarak esas alındığını, bunun kabul edilebilir olmadığını, ustabaşı olmayıp demir işlerinde beden işçisi olduğunu, emsal ücretin hatalı araştırıldığını, bu nedenle kabul etmediklerini, hesap raporunun hatalı olduğunu, pasif dönemde yürürlükteki asgari ücretin yüzde artışla bu miktar üzerinden her yıl %10 artışın kabul edilemeyeceğini, 2008 yılı için 2 kere hesap yapıldığını, mükerrer hesaplama olmakla zararın fahiş hesaplandığını, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, ... sigortanın poliçede manevi tazminattan sorumlu olmasına rağmen sadece maddi tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, manevi tazminattan sorumluluğunun olmadığına dair kloz olmadığını, kararın bozulmasını talep etmiştir.
    Davalı... Sigorta AŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin hangi sigorta poliçesiyle sorumlu tutulması ve kapsamının gösterilmeden karar verilmesinin şirketin tabi olduğu tazminat tazminat kalemleri ve istisnaları bakımından zararların inşaat all risks poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğu için iş kazaları nedeniyle meydana gelen zararın sigorta poliçesi kapsamına girmediğini, müvekkili şirket nezdinde kaza tarihini kapsar işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığını, 06.08.2014 tarihinde geçerli işveren mali sorumluluk poliçesi bulunduğunu, 3. kişilere karşı mali mesuliyet sigorta poliçesinin de bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı... Şti vekili temyiz dilekçesinde özetle; müfettiş raporundaki kusur oranlarının tamamen değişmesine rağmen, mahkemece yargılama sırasında alınan heyet kusur bilirkişi raporuna itirazlar karşılanmadan dosyanın hesap bilirkişisine gönderildiği, kusur raporu gerekçesiz olmakla hesap raporuna esas alınmasının hatalı olduğunu, hesap raporunun denetlenmesinin uzman bilirkişiler tarafından bile olanaksız gözüken rapora göre emsal ücretin gerekli özen gösterilmeden belirlendiğini, asıl faktör olan emsal ücret araştırmasının gerekli özen gösterilmeden yapıldığını, başka yönlerden itiraz edilen rapor sonrası düzenlenen ek raporda zararın fahiş miktarda arttığını, hangisinin doğru olduğunun açıklama bulunmadığından denetlenemediğini, ilk PSD"nin rücu edilebilir kısmının mahsubu için ek rapor alınmadığını, kurumca tahsil edilecek olan PSD değerinin de davalılardan tahsil edilecek şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığını, emsal ücret araştırmalarının harmanlanarak ücret değerlendirmesinin doğru olmadığını, Çevre ve Şehirçilik Bakanlığından gelen ücretlerin kesin olmadığının belirtilmesine rağmen ortalamaya dâhilinin hatalı olduğunu, maddi tazminat hesabında yapılan hataların denetleme imkânının olmadığını, haklarını saklı tuttuklarını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
    Davalı Yertaş Şti vekili temyiz dilekçesinde özetle; 14/02/2019 tarihinde yapıldığı belirtilen tebligatların usulüne uygun olmadığını, tebligat yapılan kişinin çalışanları olmadığını, Gülşen Özer"e tebligat yapıldığını, istinaf taleplerinin kabulü ile istinaf taleplerinin nazara alınmasını, hesap raporunun ve kusur raporunun usul ve yasaya aykırı olduğundan ve hükme esas alındıklarından dolayı kararın hukuka aykırı olduğunu, hesap raporunun denetime elverişli olmadığını, dosyada PSD cetvelinin bulunmadığını ve davalılardan tahsilinin hatalı olduğunu, maddi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    1- Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak HMK."nun 27. maddesi hükmü uyarınca, hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur.
    Taraf ehliyeti dava şartıdır, davanın her aşamasında hâkim tarafından incelenebilir, taraflar da davanın sonuna kadar bunu ileri sürebilirler. Bu itibarla, davanın taraflarından birinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Borçlar Kanunu"nun 397. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 513.) maddesi hükmüne göre; aksi sözleşmeden ve işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekil edenin ölümü ile vekalet ilişkisi son bulur.
    Eldeki davada; sigortalının kardeşi davacı ...’nın yargılamanın devamı esnasında 05.06.2015 tarihinde vefat ettiği ve mirasçılarının davaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır.
    Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş ...’nın mirasçılarının tespit edilerek, davaya dâhil edilmelerinin sağlanarak, mirasçıların ileri sürecekleri talepleri de değerlendirmek suretiyle karar vermekten ibarettir.
    2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hükmün Tashihi” başlığını taşıyan 304. maddesinde, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece kendiliğinden veya taraflardan birinin istemi üzerine düzeltilebileceği belirtilmiş, “Hükmün Tavzihi” başlıklı 305. maddesinde, hüküm yeterince açık değilse veya yerine getirilmesinde duraksama uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, yerine getirilmesi tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya duraksama ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği açıklanmıştır.
    Ayrıca, anılan kanuna 7251 sayılı kanunun 27. maddesi ile ilave edilen ve Resmi Gazetede 28.07.2020 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren “Hükmün Tamamlanması” başlıklı 305/A maddesinde “Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
    Bu açıklamalar doğrultusunda olayda HMK 305/A. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı, aynı yasanın 305/2. maddesi doğrultusunda tavzih kurumu ile de hüküm fıkrasının sınırlandırılması veya genişletilmesi ya da değiştirilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, ilk derece mahkemesince verilen 26/12/2018 tarihli kararda davacı ... lehine 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmişken; 23/01/2019 tarihli tavzih kararında manevi tazminat miktarının 10.000,00 TL’ye azaltılması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davacı ... davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK"nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi