2. Hukuk Dairesi 2015/5621 E. , 2015/12099 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : 5395 Sayılı Kanuna Göre Koruma Kararı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, küçüğün babası tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kurum tarafından 06.02.2012 doğumlu ... hakkında 5395 Sayılı Yasa uyarınca sağlık tedbiri uygulanması talep ve dava edilmiş, mahkemece küçüğün anne ve babası davaya dahil edilmeksizin, evrak üzerinde yapılan inceleme neticesinde davanın kabulü ile küçük hakkında sağlık tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda bu taleplerin evrak üzerinden karara bağlanacağına dair özel bir hüküm bulunmamaktadır. O halde mahkemece taleple ilgili olarak duruşma açılması, davacı kurum vekilinin ve istek, küçüğün hak ve menfaatleriyle doğrudan ilgili olduğundan velayet hakkını elinde bulunduran anne veya babasının davalı sıfatıyla duruşmaya davet edilmesi, gösterdikleri taktirde delilleri toplanarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 09.06.2015 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece, küçük hakkında verilen karar, “sağlık tedbiri” uygulanmasına ilişkindir. Alınan bu tedbirin neyi ifade ettiği, 5395 sayılı Kanunun 5. maddesinin (d) bendinde tanımlanmıştır.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, bu Kanunun 7’nci maddesinin yedinci fıkrasında öngörülen durumlar hariç olmak üzere, çocuklar hakkında duruşma yapılmaksızın tedbir kararı verileceğini, ancak hakimin zaruret görmesi halinde duruşma yapılacağını hükme bağlamıştır. Kanunun 7"nci maddesinin yedinci fıkrasında ise, korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında, koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının yanında, mahkemenin velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar vermeye yetkili olduğu belirtilmektedir. Şu halde, koruyucu ve destekleyici tedbir kararı yanında, velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki hususunda da karar verilmesi gerekiyorsa, inceleme duruşmalı yapılacaktır. Aksi halde, “hakim zaruri görmedikçe” koruyucu ve destekleyici tedbir kararı duruşmasız verilir. Özel kanunda yer alan bu düzenleme karşısında, koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının evrak üzerinde incelenip karara bağlanması mümkündür. Bu bakımdan sayın çoğunluğun somut davanın özelliğini gözetmeksizin “talebin evrak üzerinde incelenemeyeceğine” ilişkin genel görüşüne katılmak mümkün olmamıştır.
Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, talep üzerine veya re"sen çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı alınması işini “çekişmesiz yargı” işi olarak kabul etmiştir, (m. 382/2-b/18) Çekişmesiz yargı işlerinde de, hakkında koruma kararı talep edilen küçüğün ana ve babası ya da yasal temsilcisinin sıfatı “davalı” değil, ilgilidir. Kanun, verilen kararlara karşı ilgililere kanun yoluna başvurma hakkı tanıdığına göre, küçüğün yasal temsilcisine davada husumet yöneltilmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır. Bu bakımdan kararın esası incelenmelidir. Sayın çoğunluğun “küçüğün yasal temsilcisine husumet yöneltilmesi ve göstermesi halinde onların delillerinin de toplanması gerektiği” yönünde tesis ettiği bozma kararına açıklanan sebeple katılamıyorum. 09.06.2015