23. Hukuk Dairesi 2014/3865 E. , 2014/7178 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 05/02/2009
NUMARASI : 2003/331-2009/19
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. Ş.. Ö.. gelmiş, karşı taraflardan gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı B.. T.. vekili, müvekkilinin davalı kooperatif nezdinde iki daire ve iki dükkan olmak üzere toplam dört hissesinin bulunduğunu, bu hisselere ilişkin borcunun bulunmadığını, davalı kooperatif ile yapılan 12.09.2000 tarihli protokol ile iki daireden feragat ederek dükkanların altına düğün salonu yapılmasını kabul ettiklerini, bu duruma rağmen davalı kooperatifin dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı 16.11.2002 tarihli protokol ile dükkanların arsa sahiplerine bırakıldığını ileri sürerek, iki adet dükkanın 12.09.2000 tarihli protokol çerçevesinde teslimine, iki adet daire bedeli karşılığı şimdilik 30.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı B.. T.. vekili, müvekkilinin davalı kooperatif nezdinde iki daire ve iki dükkan olmak üzere toplam dört hissesinin bulunduğunu, bu hisselere ilişkin borcunun bulunmadığını, davalı kooperatif ile yapılan 12.09.2000 tarihli protokol ile iki daireden feragat ederek dükkanların altına düğün salonu yapılmasını kabul ettiklerini, bu duruma rağmen davalı kooperatifin dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı 16.11.2002 tarihli protokol ile dükkanların arsa sahiplerine bırakıldığını, dükkanların davalılardan arsa sahipleri adına tescilli olduğunu ileri sürerek, dükkanların tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde 120.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kooperatif defterlerinin zayi olduğuna dair karar verildiği, incelemenin dosya kapsamına göre yapıldığı, kooperatifin ferdileşmeye geçmediği, davacının iki dükkan iki daire olmak üzere dört adet hissesini bulunduğu, 12.09.2000 tarihli protokol ile davacının iki daireden vazgeçeceğinin, davalı kooperatifin ise iki dükkan altına düğün salonu yaparak 30.05.2001 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ancak bu protokolün kooperatif genel kurulu onayına sunulmadığı, protokol sonrasında dairelerin üçüncü kişilere devredildiği, 12.09.2000 tarihli protokole rağmen davalı kooperatif ile birleşen davada davalı arsa sahipleri arasındaki 16.11.2002 tarihli protokol ile (ek arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi) dükkanların arsa sahiplerine verildiği, ölü kişi olan K.. K..’a dava açılamayacağı gerekçeleriyle, asıl davada dükkanlarla ilgili istemin reddine, dairelerle ilgili tazminat isteminin kabulü ile 30.000,00 TL’nin davalı kooperatiften tahsiline, birleşen davada K.. K.. ölü olduğundan bu kişi aleyhine açılan davanın reddine, diğerleri aleyhine açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Yapılan yargılama sonucunda, davacının iki adedi daire, iki adedi de dükkan olmak üzere dört adet hissesinin bulunduğu taraflar arasında çekişmesizdir.
Davacının, dükkanlara ilişkin peşin bedelli ortaklığının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 42/6. maddesine uygun şekilde 06.01.1996 tarihinde davalı kooperatif genel kurulunca onaylandığı sabittir.
Davacı ile davalı yönetim kurulu arasında yapılan 12.09.2000 tarihli protokolle; davacı peşin bedelle satın aldığı iki adet dükkanın altına düğün salonu yapılması koşulu ile dairelere ilişkin haklarından feragat ettiğine, bu daireler dava dışı kişilere davalı kooperatifçe devredildiğine, davacının peşin bedelle satın aldığı dükkanlar, birleşen davada davalı arsa sahipleri ile diğer davalı kooperatif arasında, 21.09.2002 tarihli genel kurulun verdiği yetki ile yapıldığı anlaşılan 16.11.2002 tarihli sözleşme uyarınca, birleşen davada davalı olan arsa sahiplerine verildiğine, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 42/6. maddesi doğrultusunda dükkanlara ilişkin davalı kooperatif genel kurulunca alınan bu karar ve diğer uygulamalar sonucunda da davacıya verilecek daire ve dükkan bulunmadığına göre, davacının açtığı davalar doğrultusunda, dairelere ilişkin olarak Dairemizce benimsenen formül çerçevesinde, dükkanlara ilişkin olarak ise, peşin bedelle davacıya satılmış olması nazara alınarak rayiç bedellerinin tespiti ile parasal karşılığının verilmesi gerekir.
Öte yandan, davalı kooperatif ile diğer davalı arsa sahipleri arasındaki 16.11.2002 tarihli ek arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi resmi şekle tabi olmadığından geçersizliği ileri sürülebilecek ise de, bu sözleşme doğrultusunda tarafların edimlerini yerine getirdikleri anlaşıldığından, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 30.09.1988 tarih, 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı kararı nazara alındığında, bu şekil eksikliğinin ileri sürülemeyeceği kabul edilmelidir.
Asıl davaya konu edilen iki daire bedelinin tazmini bakımından; Davacıya daire verilemeyeceği anlaşıldığından tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilerek, davacının tüm ödemelerini yapmış olduğu belirlenirse verilecek tazminat miktarı emsal bir konutun
dava tarihi itibari ile değeridir. Ödemeleri eksik ise Dairemizin yerleşik uygulamasına göre tazminat miktarı aşağıdaki şekilde yapılmalıdır.
a-Önce ortaklara tahsis edilen konutun dava değeri itibariyle rayiç değeri hesaplanmalıdır.
b-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar ( toptan eşya fiyat endeksi " TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalıdır.
c-Bundan sonra yukarıda (a) maddesinde bulunan değerden (b) maddesinde bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.
d- Bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (b) maddesindeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmelidir.
e-Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (b) maddesinde bulunan ödemelerinin güncel değerinin karşılığı yine yukarıda (c) maddesinde bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre davacının (d) maddesinde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak (d) maddesinde bulunan miktar (c) maddesinde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan rakamın (b) maddesinde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktarın (d) maddesinde bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarıdır.
Bu durumda, mahkemece, davacının dairelere ilişkin isteminin bu formül doğrultusunda bilirkişiden rapor alınarak, davacının daireler yönüyle elde ettiği usuli müktesep hakkı da nazara alınmak suretiyle bir karar verilmesi, dükkanlar bakımından ise, rayiç bedellerinin tespiti ile davalı kooperatiften tazminine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl ve birleşen davalarda davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davalarda davalılardan alınarak asıl ve birleşen davalarda davacıya ödenmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.