Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/4251
Karar No: 2019/7876
Karar Tarihi: 27.06.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2018/4251 Esas 2019/7876 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2018/4251 E.  ,  2019/7876 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ..."ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    K A R A R
    Davacı, davalı ile kardeş ve aynı zamanda birlikte ... Ltd Şti ortağı olduklarını, kendisinin söz konusu şirkette müdür sıfatını taşıdığını ancak güven ilişkisi gereğince bir çok işlemde davalının yetkili olarak iş yaptığını, bu güven ilişkisi ve iş ortaklığının doğal sonucu olarak hesaplarında davalının para çekme yetkisinin bulunduğunu, kendisine ait ... Bankası ... Şubesi nezdindeki 293672 nolu hesapta 27/03/2003 tarihi itibari ile 220.000,00 TL parasının mevcut olduğunu, bu meblağın yatırım hesabına aktarıldığını ve hesabın 354.338,00 TL"ye ulaştığını, hesapta bulunan bu meblağın davalı tarafından 25/03/2014 tarihinde bilgisi dışında davalının hesabına aktarıldığını, şahsi hesaplara ilişkin harcamalarının davalının sürekli faaliyette bulunduğu şirket merkezine geldiğini ve davalı tarafından ödendiğini ancak davalının bir müddet önce kendisine parasının bittiğini söylediğini, bu durumda davalıdan yapılan hesaplamanın yanlış olabileceği düşüncesi ile harcamalarının dökümünü ve bankadan hesabının dökümünü istediğini, ancak davalının bu hesabı vermediğini, hesabına göre yatırım hesabında bulunan parasının bitmiş olamayacağını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL’nin 25.03.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş; birleşen ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/139 E. sayılı dosyası ile aynı nedene dayalı olarak 150.000,00 TL‘nin 25.03.2004 tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Bilahare vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile de, ilk davada talep konusu olan 50.000,00 TL, birleşen dava da talep konusu olan 150.000,00 TL ve ıslah dilekçesi ile arttırılan 100.000,00 TL olmak üzere 300.000,00 TL alacağın fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile paraların davalı tarafından kaçırıldığı tarihten itibaren bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
    Davalı, davacının eşinden boşanacak olması nedeni ile maddi varlığının çok görünmemesi için dava konusu 354.800,00 TL’yi kendisinin hesabına geçirdiğini, bu paranın bir kısmının davacı tarafından nakit olarak alındığını, bir kısmının ise davacının borçları için harcandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile (ıslah dilekçesi, birleşen dava ve asıl dava birlikte değerlendirilerek) 105.810,60 TL"nin 30/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
    1-HMK’nun 297 ve devamı maddeleri gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Somut olayda mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden HMK’nun 297 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    2-Davacı, 18.03.2013 tarihli dilekçesi ile davayı ve birleşen davayı hem miktar hem de dava sebepleri yönünden kısmen ıslah ettiğini bildirirek ilk davada talep konusu olan 50.000,00 TL, birleşen davada talep konusu olan 150.000,00 TL ve ıslah dilekçesi ile arttırılan 100.000,00 TL olmak üzere 300.000,00 TL alacağın fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile paraların davalı tarafından kaçırıldığı tarihten itibaren bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, söz konusu ıslah talebinin geçerli olup olmadığı, asıl ve birleşen davanın ne miktarda arttırıdığı hususları değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuştur. Mahkemece, belirtilen hususlar kararda tartışılıp değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    3-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın (1) ve (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, (3) nolu bentte gösterilen nedenle tarafların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davacıya, 1.807,00 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi