10. Hukuk Dairesi 2015/25369 E. , 2017/7731 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı taraf, 2918 sayılı Kanun kapsamında ödediği sağlık giderinin tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 114/c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Bu yasal çerçevede, görev konusunun, mahkemelerce her aşamada resen gözetilmesi gerekir.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte, esas olarak iş ve sosyal güvenlik hukuku uygulamasından kaynaklanan bireysel ve toplu hak uyuşmazlıklarını çözen özel mahkemeler olup, bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumu"nun prim ve diğer alacaklarının hesaplanması, sigortalı olma hakkının kazanılması ya da kaybedilmesi, gelir/aylık bağlanması, işçilik alacaklarının belirlenmesi gibi kendi içinde bütünlük ve uzmanlık gerektiren konular görev alanına girmektedir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101. maddesinde, “bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür” düzenlenmiştir.
Somut olayda, mahkemenin görevini belirlerken, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir. Davacı taraf, karıştığı trafik kazası nedeniyle Kurum sigortalısına Kurumca yapılan tedavi giderlerini ödemek zorunda kaldığı, ancak 2918 sayılı Kanun 98. maddesi ve 6111 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi gereğince tedavi giderlerinin Kurumca
karşılanacağı düzenlendiğinden yaptığı ödemenin istirdadını istemektedir. Uyuşmazlık, zorunlu mali mesuliyet poliçesi kapsamındaki sağlık giderlerinden sorumluluğun sigorta şirketlerinden Kuruma geçmesi nedeniyle Kuruma husumet yöneltilmesinden kaynaklanmaktadır.
Kanun koyucu tarafından, trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesini değiştiren 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile; bu kanunun yürürlüğünden önceki trafik kazaları nedeniyle yapılan tedavi giderlerinin de aynı kurala bağlandığı geçici 1. maddenin hukuki dayanak olduğu eldeki davaya konu uyuşmazlığın çözümünde; 818 sayılı Borçlar Kanununun 61 ve devamı (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 77. ve devamı) maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme mesuliyetine ilişkin hükümlerinin gözetilmesi gerekmektedir. Bu durumda yukarıda sözü edilen kanun maddeleri hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli değildir.
Bu yasal çerçevede; açık kanun hükmü ile iş mahkemesinde görüleceği belirtilmemiş olan sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davasının, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesi gereğince asliye hukuk mahkemesinde sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeksizin, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, temyiz eden vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.