11. Hukuk Dairesi 2016/112 E. , 2016/5943 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/06/2015 tarih ve 2014/116-2015/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sahibi bulunduğu firmanın reklamının yapılabilmesi için dava dışı .... ile anlaşma yapıldığını, yapılan iş karşılığı 11.500,00TL bedelli çekin verildiğini, fakat dava dışı şirket tarafından verilen işin yapılmadığı gibi ilgili çekin de davalıya temlik edildiğini, davalı şirketin ise bu çeki haksız ve kötü niyetli olarak .... İcra Müdürlüğü"nün 2007/3532 esas sayılı dosyasında takibe koyduğunu, ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2011/761 esas sayılı dosyasından müvekkili lehine borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, müvekkilinin icra müdürlüğünden gönderilen muhtıra üzerine davalı şirkete 21.415,00 TL ödediğini, daha sonra davalının 20.650,00 TL iade ödemesi yaptığını, davalı şirkete ödenen toplam 21.415,00 TL miktardan ödeme tarihi itibari ile 5 yıldan fazla yoksun kaldığını, davalı tarafa ödenen toplam 21.415,00 TL"den henüz ödenmeyen 765,00 TL"nin ve bu miktar düşüldükten sonra kalan 20.650,00 TL"sinin müvekkilince icra dairesine yatırıldığı tarihten davalı şirketin icra dosyasına ödediği tarihe kadar hesaplanacak avans fazinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın İİK"nun 72/VII de belirtilen 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığından süreden reddini, esas yönünden ise davacının istirdada konu bir alacağının olmadığından esastan reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, icra dosyasına davalı şirketçe 27.12.2013 tarihinde ödeme yapıldığı, bu davanın 24.02.2014 tarihinde açıldığı, davalı tarafça yapılan bu ödeme ve davacı tarafça açılan menfi tespit davası dikkate alındığında TBK m. 154 uyarınca zamanaşımınının kesildiği kabul edilerek davanın süresinde açılmış olduğu, istirdat davasının dinlenebilmesi için gerçekte var olmayan bir borcun ödenmesi gerektiği, icra dosyası incelendiğinde davacının toplam 21.415,00 TL ödeme yaptığı, .... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2011/761 E. 2012/91 K. sayılı dosyası ile davacının icra takip dosyasına istinaden borçlu bulunmadığının tespit edildiği, bu tespit sonrası icra müdürlüğünden gönderilen muhtıra ile davalı şirketin 27.12.2013 tarihinde 20.650 TL iade ödemesi yaptığı, ancak davacı tarafça icra dosyasına ödenen bedelden 750 TL eksik ödeme yapıldığı gibi ödenen tutarın faizinin ödenmediği ve davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle 765,00 TL eksik ödeme, 19.601,88 TL işlemiş avans faizi toplam 19.587,15 TL alacağın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, istirdat ve işlemiş faiz istemine ilişkindir. Davacı, davalı tarafa borçlu olmadığı çek nedeniyle icra takibinde 21.415,00 TL ödediğini, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespit edildiğini, davalının 20.650,00 TL iade ödemesi yaptığını, eksik ödenen 765,00 TL"nin istirdatını ve 20.650,00 TL"nin icra dosyasına yatırıldığı tarih ile iade ödemesi yapıldığı tarih arasındaki işlemiş faizini talep etmiştir. Mahkemece, davacı tarafça açılan menfi tespit davası ve davalı tarafça yapılan iade ödemesi dikkate alınarak zamanaşımının kesildiği kabul edilmiş, davanın kabulüne karar verilmiştir. 2004 sayılı İİK m. 72/7 gereğince istirdat davası bir yıllık hakdüşürücü süreye tabidir. Fazla ödendiği ileri sürülen ve istirdadı istenen 765,00 TL ile ilgili olarak, dava tarihi itibariyle hakdüşürücü sürenin geçip geçmediği değerlendirilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ile zamanaşımının kesildiğinin kabulü ile işin esasına girilip karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 6098 sayılı TBK m.131 uyarınca davacının iade ödenen parayı alırken işlemiş faiz alacağı hakkını saklı tutup tutmadığı hususunun da değerlendirilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyip kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.