Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/2958
Karar No: 2014/6975
Karar Tarihi: 05.11.2014

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/2958 Esas 2014/6975 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2014/2958 E.  ,  2014/6975 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
    TARİHİ : 28/11/2013
    NUMARASI : 2013/286-2013/442

    Taraflar arasındaki iflas davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usülden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -K A R A R-
    Davacı vekili, mali durumunun bozulduğu tespit edilen A.. Menkul Değerler A.Ş. adlı aracı kurumun faaliyetlerinin, kurul karar organının 22.05.2006 gün ve 23 sayılı kararı uyarınca, mevzuata aykırılıkların giderilmesi ve mali yapısının güçlendirilmesi amacıyla seri: V, No: 46 sayılı " Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ " in 64. Maddesinin (a) bendi ve 2499 sayılı Kanun’un 46. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca 3 ay süre ile geçici olarak durdurulduğunu, bu karara istinaden verilen sürede aracı kurumun mali durumunun düzeltilmediğini ve son olarak tanınan 15 günlük sürenin bitiminden önce Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 08.06.2010 tarih ve 364 E, 372 K. sayılı kararıyla aracı kurumun iflasına karar verildiğini, yapılan incelemelerde ve alınan raporlar sonucunda şirketin mevcut ve eski yöneticilerinin iflasta sorumluluklarının bulunduğunun belirlendiğini ileri sürerek, 2499 sayılı Kanun’un 46/k maddesi uyarınca davalının şahsi iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davacı S.. K..’nun huzurdaki davayı takip yetkisi bulunmadığını, 2499 sayılı Kanun’un 46/k maddesine göre, aynı maddenin (h) bendindeki şartların sağlanmasının gerektiğini ve somut olayda iflasın bu hükme göre gerçekleşmediğini, ayrıca müvekkilinin şirketin iflasında ve ekonomik durumunun kötüleşmesinde bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, davalının yerleşim yeri itibariyle Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle verilen yetkisizlik kararı, Dairemizin 24.09.2012 tarih ve 3605 E, 5363 K sayılı ilamıyla, davalının müflis A... Menkul Değerler A.Ş."nin yönetim kurulu üyesi olduğu için iflası istendiğinden, muamele merkezinin de, iflasının istenmesine sebep olan işlemlerin gerçekleştiği müflis şirketin muamele merkezi olarak anlaşılması gerektiği, bu durumda, davalının muamele merkezinin müflis şirketin muamele merkezi ile aynı olduğu kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının yöneticisi olduğu A... Menkul Değerler AŞ."nin mali durumunun bozulduğunun davacı Kurul tarafından tespit edilmesi üzerine, faaliyetlerinin, Kurul Karar Organının 22.05.2006 gün ve 23 sayılı kararı uyarınca, mevzuata aykırılıkların giderilmesi ve mali yapısının güçlendirilmesi amacıyla seri: V, No: 46 sayılı “Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ”in 64. maddesinin (a) bendi ve 2499 sayılı Kanun’un 46. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca 3 ay süre ile geçici olarak durdurulduğu, durumun düzeltilmemesi üzerine Kurul Karar Organının 03.06.2010 günlü toplantısında aracı kurumun faaliyetlerinin aynı Kanun’un 46. maddesinin (h) bendi uyarınca sürekli olarak durdurulmasına ve aracı kuruma, mali durumunu düzeltmesi amacıyla 15 günlük süre verilmesine karar verildiği, bu süre henüz dolmadan, bir başka alacaklının istemi üzerine Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 08.06.2010 tarih ve 364 E, 372 K sayılı kararıyla aracı kurumun iflasına karar verildiği, bu durumda aracı kurumun, Kurul’ca verilen süre dolmadan iflas ettiği, 2499 sayılı Kanun’un 46/k maddesinde, S.. K.."nun hangi durumda aracı kurum yöneticilerinin şahsi iflaslarını isteyebileceğinin gösterildiği, bu hükmün, iflasın özgürlüğü sınırlayıcı mahiyeti itibariyle dar yorumlanması gerektiği, bu düzenlemeye göre, Kanun’un 46/h maddesi uyarınca verilen süre içinde mali durumun düzeltilmemesi halinde, Kurula, tedrici tasfiyeye gitme veya bu yola hiç gitmeksizin aracı kurumun iflasını isteme yetkisi verildiği, 46/h maddesindeki usulle iflasına karar verilen aracı kurum yöneticilerinin şahsi iflaslarını isteme yetkisinin, 46/k maddesiyle davacı Kurula verildiği, somut olayda aracı kurumun iflasının Kanun’un 46/h maddesine göre gerçekleşmediği, eğer diğer iflas kararı verilmeseydi, Kurul’ca verilen mehil içinde mali durumun düzeltilmesinin ihtimal dahilinde bulunduğu ya da Kurul’un tedrici tasfiye yoluna gitmesi ihtimalinin gündeme gelebileceği, ancak bu prosedürün işletilmesi olanağının verilen diğer iflas kararı nedeniyle mümkün olmadığı, bu durumda da davacı Kurulun, yöneticilerin şahsi iflaslarını isteme hakkının bulunmadığı, HMK’nın 114/1-d maddesi uyarınca tarafların dava ehliyetine sahip olmaları ve (e) bendi uyarınca da davacının dava takip yetkisinin bulunmasının dava şartı olduğu fakat olayda dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, HMK"nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usülden reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı Kurul vekili temyiz etmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2-HMK"nın dava şartlarını düzenleyen 114/1-d maddesindeki dava ehliyeti, fiil ehliyetinin medeni usûl hukukunda büründüğü şeklidir. Fiil ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir.
    Aynı Kanun"un 114/1-e maddesindeki dava takip yetkisi, davada taraf olan kişinin o davayı kendi adına yürütebilme ve talep sonucu hakkında kendi adına hüküm alabilme yetkisidir (HMK 53). Sözü edilen kurum, şeklî taraf kuramının kabulünün sonucu olarak ortaya çıkmış ve sözü edilen kuramı tamamlamak amacıyla geliştirilmiştir. Davayı takip yetkisi, maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin usul hukundaki karşılığını oluşturur. Ayrıca, bu kavram, davada taraf olmadığı hâlde kanun gereği taraf gibi davranmakla görevli kılınmış olanların hukukî konumlarının açıklanmasında başvurulan bir kavram konumundadır. Kural olarak taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin dava takip yetkisi vardır. Ancak bazı istisnai durumlarda davada taraf olarak gösterilen kişinin taraf ve dava ehliyeti olmasına rağmen dava takip yetkisi olmayabilir. Örneğin hakkında iflas kararı verilen kişinin taraf olduğu hukuki davalarda da istisnai durumlar dışında davayı takip yetkisi iflas idaresine aittir.
    Somut olayda, 2499 sayılı Kanun"un 46/h maddesi yollaması ile HMK"nın 114/2. maddesi gereğince, özel kanunda düzenlenen dava şartı noksanlığı sebebiyle aynı Kanun"un 115/2. maddesi uyarınca davanın usülden reddine karar verilmesi gerekirken, davacı Kurul"un dava ehliyetine ve dava takip yetkisine sahip olduğu gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve gerekçeli karar başlığında 18.01.2012 olan dava tarihinin, 27.04.2013 olarak yazılmış olması hatalı olmuş ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, HUMK"nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesinin kısmen değiştirilmesine, hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK"nın 438/7. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilmesine, gerekçeli karar başlığındaki dava tarihinin aşağıda yazılı olduğu şekilde değiştirilmesine karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün gerekçesi kısmen değiştirilerek ve "HÜKÜM" fıkrasının 1. bendindeki "HMK"nın 114/1. maddesinin d ve e bentlerinde" ibaresi çıkarılarak yerine, "HMK"nın 114/2. maddesinde" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, gerekçeli karar başlığındaki dava tarihinin 18.01.2012 olarak değiştirilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi