23. Hukuk Dairesi 2014/4514 E. , 2014/6960 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/10/2013
NUMARASI : 2010/302-2013/533
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, tapu iptali ve tescil davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl davanın kabulüne, birleşen dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün asıl davada davalı S.. Ö.. ile asıl davada davacılar vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl davada davacılar C.. T.., M.. T.. ve vekilleri Av. M.. U.. ile asıl ve birleşen davada davalı S.. Ö.. gelmiş, diğer taraflardan gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl davada davacılar C.. T.. ve M.. T.. vekili, müvekkillerinden C.. T.. ile davalı yüklenici S.. Ö.. arasında 21.01.1998, M.. T.. ve arkadaşları ile davalı yüklenici S.. Ö.. arasında 18.03.1998 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin yapıldığını, sözleşmeye göre her katta iki ayrı bağımsız bölüm olmak üzere 12 adet bağımsız bölüm yapılacağı, bunlardan 5 nolu olanının Cemal’e, 7 nolu olanının Mustafa ve arkadaşlarına verileceğinin kararlaştırıldığını, davalının 1 ve 2. normal katlara üçer adet, diğer katlara ikişer adet daire yaptığını, davacılara isabet eden bağımsız bölüm yüzölçümlerinin davalı yükleniciye isabet edenlerden düşük olduğunu ileri sürerek, sözleşmelerin feshiyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslahla, davacılar adına bir katta iki daire olması halinde ikisinin tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline; olmaması ve bir daire bulunması halinde birinin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, diğeri için ise tazminata hükmedilmesine; her iki dairenin de olmaması halinde ise, daireler arasındaki farkın tazminat olarak ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı D.. İ.., aynı nedenlerle aynı istemlerde bulunmuştur.
Davalı yüklenici vekili, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, davaların reddine dair verilen karar, asıl dava davacıları vekilinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi"nin 26.04.2010 tarih ve 2009/2212 E., 2010/2415 sayılı ilamıyla, TMK’nın 692. maddesi uyarınca tüm arsa sahiplerinin davaya muvafakatinin
sağlanması ya da bunun mümkün olmaması halinde bu arsa sahipleri hakkında eldeki davayla birleştirilmek üzere dava açmaları için davacılara süre verilip, açılacak dava birleştirildikten sonra ve bu surette taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasının BK’nın 360/II.III. fıkraları da gözönünde tutularak incelenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıların imar planı değişikliği sonrasında 65-70 m² üzerinde bina yapılamayacağına inandırılarak davacıların 65-70 m² büyüklüğünde dairelere razı edildikleri, halbuki binanın 3. katındaki daire büyüklüğü 106,22 m² iken davacılara verilen dairelerin bulunduğu 1 ve 2. katlardaki daire büyüklüğünün 70,81 m² olduğu, davacılara 65-70 m²’lik daire verilmesine dair davacılardan 23.12.2003 tarihinde muvafakat alındığı, halbuki davalı yüklenici S.. Ö..’ün davacılara da kendisine (yükleniciye) düşen daire büyüklüğünde daire yapabileceğini bildiği halde bu bilgiyi gizleyerek davacılardan muvafakat aldığı, davacılardan M.. T..’nın verdiği muvafakatın ise resmi şekle dahi uygun olmadığı, yüklenicinin sadakat ve özen yükümlülüğü gereği, kendisine ait katlardaki daire büyüklüğü kadar davacılara daire yaparak teslim etmesi gerektiği ve bu lazimeye uymadığı, davacılara verilen daireler ile davalı yüklenici daireleri arasındaki değer farkının 50.000,00 TL’şer olduğu ve 7 nolu daire maliki davacı M.. T.. arkadaşlarının M.. T.. lehine muvafakatte bulundukları gerekçesiyle, davacılardan D.. İ..’nin açtığı birleşen dava temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden o dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıların açtığı bu davada ise tazminat talebi yönünden kabulü ile her bir davacı için 50.000,00 TL’nin davalı yüklenici S.. Ö..’ten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı yüklenici S.. Ö.. vekili ile asıl davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, asıl davada davalı S.. Ö.. ile asıl davada davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı S.. Ö.. ile asıl davada davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, asıl davada davacılardan alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden asıl davada davalı S.. Ö.."ten alınmasına, 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı S.. Ö.."ten alınarak asıl davada davacılar C.. T.. ve M.. T.."ya ödenmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.