23. Hukuk Dairesi 2014/3584 E. , 2014/6953 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Keşan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/05/2013
NUMARASI : 2010/396-2013/219
Taraflar arasında görülen alacak davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 16.12.2013 gün ve 6034 Esas, 8073 Karar sayılı ilamının davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak karar düzeltme yoluyla incelenmesi istenilmiş ise de karar düzeltme aşamasında duruşma yapılamayacağından istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin serbest muhasebecilik yaptığını, davalı kooperatifin muhasebe ve defterlerini tuttuğunu, davalıya ihtar gönderilerek temerrüde düşürülmüş olmasına rağmen ücretini tahsil edemediğini ileri sürerek, 18.900,00 TL asıl alacak ile 10.000,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.900,00 TL alacağın ihtarname tarihi olan 13.02.2009 tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, çalışmasından memnun olunmadığından görevine son verildiğini, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığını, 2008 yılının Ekim ayında 2.450,00 TL ödenmek suretiyle davacının alacaklarının ödendiğini, davacının 18.900,00 TL’lik bonoya dayanarak giriştiği icra takibinde bonoda tek imza olduğundan kooperatifi bağlamayacağı gerekçesiyle takibin durdurulmasına karar verilmesi üzerine bu davanın açıldığını ve müvekkilinin borcu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile toplam 28.900,00 TL alacağın 13.02.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 16.12.2013 tarih ve 6034 E., 8073 K. sayılı ilamıyla, taraflar arasında imzalanan 2004-2008 yılları arası muhasebecilik hizmeti uyarınca aylık olarak davacıya 350,00 TL ücret verilmesinin kararlaştırıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacının davalıya gönderdiği 13.02.2009 tarih ve 1377 yevmiye nolu ihtarnamede alacak miktarının 21.000,00 TL olarak belirtildiği, ihtarnamenin 21.02.2009 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ihtar içerisinde davalı temerrüdünün oluşması için tebliğden itibaren 7 günlük sürenin öngörüldüğü, bu sürenin eklenmesiyle 818 sayılı BK’nın 77. (6098 sayılı TBK’nın 93.) maddesine göre davalının 02.03.2009 tarihinde temerrüde düştüğü, bu tarihten itibaren dava tarihine kadar faiz yürütülmesi gerektiği, ancak toplam alacak miktarı olan 21.000,00 TL’den davacının 02.05.2013 tarihli celsedeki beyanında 2.450,00 TL’yi haricen elden aldığını kabul ettiği, bu ödemenin mahsubu ile kalan alacak miktarının 18.550,00 TL olduğu, bu miktara temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, bilirkişinin ise raporunda sadece toplam 18.900,00 TL bulduğu, davacının işlemiş faiz olarak belirlediği 10.000,00 TL’nin hesabının gerek kendisi tarafından gerekse bilirkişi tarafından açıklığa kavuşturulmadığı gibi hüküm altına alınan toplam miktar üzerinden faize faiz işletilerek BK’nın 104. (TBK’nın 121.) maddesine aykırı hareket edildiği, yukarıda belirtilen tüm noksanlıkların giderilmesi bakımından konusunda uzman bir bilirkişi seçilerek açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli alınacak rapora göre oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Bu kez, taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin HUMK"nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dosya kapsamında bulunan ve davacı tarafından davalıya keşide edilen Keşan 1. Noterliği"nin 13.02.2009 tarih ve 1377 yevmiye sayılı ihtarında, sözleşmeler uyarınca toplam 21.000,00 TL alacağını muaccel olduğu tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde alacağın tahsili için alacak davaları açılacağı bildirilmiş, her türlü haklar saklı tutulmuş olup, ihtarname 21.02.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtarnamedeki bu ifade ile alacağın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük ödeme süresi içinde faiziyle birlikte ödenmediği takdirde tahsili yoluna gidileceği bildirilmiş olmakta, ihtarnameye uyulsa idi 7 gün içindeki ödeme gününe kadar dahi işlemiş faiz ödemesi yapılması gerekeceği, diğer anlatımla, ihtarnameye uyulmaz ise davacının ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek faiz hakkını saklı tuttuğu, dolayısıyla atıfet mehli vermediği, esasen davacının dava dilekçesinde ihtarname tarihinden itibaren faiz talep ettiği, buna göre davalının 21.02.2009 tarihinde temerrüde düştüğü, bu tarihten dava tarihine kadar yasal faiz oranı üzerinden işlemiş faiz miktarı, gerektiğinde bilirkişiden rapor alınarak belirlenip, 18.550,00 TL asıl alacak ile belirlenecek işlemiş faiz toplamının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle tahsiline karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulması gerektiği halde Dairemizce, davalının 7 günlük sürenin eklenmesiyle belirlenen 02.03.2009 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü hatalı olup, işlemiş faizin hesaplama şekli ve hükmün kurulma biçimi ile ilgili net ifadeler kullanılmaması suretiyle tereddüt oluşturulması da doğru olmadığından, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 16.12.2013 tarih ve 6034 E., 8073 K. sayılı bozma ilamında yazılı gerekçe kaldırılarak mahkeme kararının değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 16.12.2013 tarih ve 6034 E., 8073 K. sayılı ilamındaki bozma gerekçesi kaldırılarak, mahkeme kararının değişik gerekçe ile BOZULMASINA, davalıdan alınması gereken karar düzeltme harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan alınan karar düzeltme peşin harcının istek halinde iadesine, 226,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalıdan alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.