5. Ceza Dairesi 2019/9621 E. , 2020/9783 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği
HÜKÜM : 1)Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/03/2019 tarihli ve 2017/304 Esas, 2019/99 sayılı Kararı ile; sanık hakkında her iki suçtan ayrı ayrı
mahkumiyet,
2-)Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 03/07/2019 tarihli ve 2019/1569 Esas, 2019/1245 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun
esastan reddi.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz
sebeplerine göre dosya incelendi;
Sanık müdafin duruşmalı inceleme isteminin, temyiz dilekçesinin içeriğine ve dosya kapsamına göre uygun görülmediğinden, 5271 sayılı CMK"nın
299/1. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin DURUŞMASIZ YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK"nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafin ve katılan vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK"nın 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına zimmetine geçirmesi"nin gerektiği, somut olayda suç tarihinde ... Hukuk İşleri Müdürlüğünde muhasebeci unvanı ile gerçekleştirme görevlisi olarak görev yapan sanığın, sahte olarak düzenlediği sayman mutemedi alındı makbuzlarını kurum avukatları tarafından kendisine verilen gerçek alındı makbuzlarına ekleyerek çektiği fazla miktarları mal edinmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinde; sanığın, adli ve idari makamlara yapılacak harç, masraf ve yargılama gideri ödemeleri için, kurum avukatlarına ne şekilde ödemede bulunduğu ve kurumda bu konudaki işleyişin nasıl olduğu hususlarında kurum avukatlarının tanık olarak beyanlarına başvurulmasından, yasal tevdi unsurunun gerçekleşmemesi halinde eylemlerinin kamu kurumu aleyhine nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilerek, ödeme yapmaya ve para tahsiline yetkili olup olmadığının, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31, 33 ve 61. maddeleri de dikkate alınarak belirlenmesinden sonra zimmet suçuna ilişkin olarak hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun oluşabilmesi için, düzenlenen sahte belgenin memurun görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu bir belge olması gerektiği, mahkeme giderlerine ilişkin olarak sahte alındı makbuzu düzenlemek suretiyle yüklenen sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın, davaya konu tahsilat makbuzlarını düzenleme görev ve yetkisinin olmadığı, böylece görevi gereği düzenlemeye yetkili olmadığı belgeleri sahte olarak düzenlemek suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 204/1. maddesinde tanımı yapılan resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçları TCK"nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin ve katılan ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 03/07/2019 tarihli, 2019/1569 Esas ve 2019/1245 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK"nın 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Yasanın 102. maddesinde öngörülen tutuklama sürelerindeki sınırın aşılmaması, verilen kararın mahiyeti, sürdürülen tutuklama tedbirinin orantılı bulunması, tutuklama koşullarında bir değişiklik olmaması ve tutuklama tarihine göre sanık müdafin tahliye isteminin
REDDİNE, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek aynı Kanunun 304/2-a maddesi gereğince dosyanın Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE 03/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.