19. Hukuk Dairesi 2013/6172 E. , 2014/3218 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek.Av. ..."un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında akdedilen 24.12.2004 tarihli sözleşmeye istinaden müvekkili şirketin davalının üretici bayisi olduğunu, icra takibine konu 4 adet senetteki imzanın müvekkili şirketin yetkilisi ..."ya ait olmadığı gibi şirketi vekaletle temsil eden ..."e de ait olmadığını, müvekkili şirket yetkilisi ..."nın 2007 yılı Mayıs ayından itibaren şirkette bulunmadığından fiilen ... tarafından şirketin sevk ve idare edildiğinin davalının bilgisi dahilinde olduğunu, adı geçen şahsa şirketi temsil etmesi için vekalet verilmediğini, müvekkili şirketin davalıya bu senetler nedeniyle takip konusu meblağ kadar borcu bulunmadığını davadışı ..."nin ... 4. Ağır Ceza mahkemesinde açılan 2008/55 E. sy. Ceza davasında tutuklandığını ve senetlerin müsadere edildiğini, 4 adet senedin toplam değeri 1.500.000,00 TL. olup şimdilik fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 15.000 TL. üzerinden dava açtıklarını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağından harcın tamamlattırılması gerektiğini, davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini, müvekkili firmaya olan borcunu zamanında ödemeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini, kaldı ki davacının müvekkili firmaya keşide ettiği ... 17. Noterliği"nin 17.01.2007 tarihli cevabi ihtarnamesinde vade farkları dahil müvekkili firmaya 877.000 TL. borcu bulunduğunu kabul ettiğini, davacının hem borcu kabul edip hem de senetlerdeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açmasının kendi içinde çelişkili olduğunu, dava konusu senet hakkında alınan ihtiyati haciz kararında buna ilişkin ve senet altındaki imzaya ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığını, davacı şirketi 2007 yılı Mayıs ayından itibaren idare eden ..."nin şirketin ticari mümessili olduğundan şirketi borç altına sokabileceğini ileri sürerek bu nedenlerle davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; ... 4. Ağır Ceza Mahkemesince ... hakkında yapılan yargılamada davaya ve takibe konu edilen 4 adet senet ve iki adet çeke ait yapılan inceleme sonucu Adli Tıp Kurumu Başkanlığı"ndan alınan 06/09/2010 tarihli raporda; imzanın ..."ya ait olmadığının tespit edildiği, sanık ... ve diğer sanıklar yönünden ise belirleyici bir tespit yapılamadığına ilişkin rapor sunulduğu, davalı taraf dosya kapsamında dava ve takibe konu edilen senetlerin davacı şirketin yetkilisi veya ticari vekil tarafından atıldığını iddia etmiş ise de yargılama aşamasında ve kesinleşen ağır ceza mahkemesi kararına konu dosya içeriğinde tespit edilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde imzanın şirket yetkilisine ait olmaması sebebiyle aynı zamanda ..."nün ticari vekil olduğu yönündeki iddiaların da davalı tarafça dosya kapsamına göre ispatlanamadığı, keşidecinin imzasına yönelik yapılan itiraz mutlak defi olması sebebiyle herkese karşı ileri sürülebileceği, nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2011 5023/14622 esas sayılı kararı ile yine aynı Dairenin 26/10/2011 tarihli 3681/13233 sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takip dosyasında toplam 1.536.840,34 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının %40 kötü niyet tazminat talebinin İİK 72/5 maddesindeki şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.100 TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.