5. Ceza Dairesi 2019/9629 E. , 2020/9746 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : 1)Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin 08/01/2019 tarihli ve 2018/32 Esas, 2019/4 sayılı Kararı ile; nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede
sahteciliği (iki kez) suçlarından mahkumiyet
2)Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesinin 26/04/2019 tarihli ve 2019/469 Esas, 2019/347 sayılı Kararı ile; kamu görevlisinin resmi
belgede sahteciliği suçundan ikinci kez verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün kaldırılmak suretiyle istinaf başvurusunun
düzeltilerek esastan reddi ve diğer hükümlere ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya
incelendi;
Başvurularının kapsamına göre incelemenin; sanık müdafin nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından verilen
mahkumiyet hükümlerine karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddi kararlarına, katılan vekilinin ise kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
suçundan ikinci kez verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün kaldırılmak suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine
dair karara yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında zimmet suçundan TCK"nın 247/1-2, 43/1, 62. maddelerinin uygulanması sonucu verilen cezanın 11 yıl 8 ay hapis yerine 10 yıl 20 ay şeklinde eksik tayini karşı temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarını TCK"nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanması sırasında yasaklılık süresinin hükümde açıkça belirtilmesi gerektiği gözetilmeden ""verilen cezanın yarısı kadar süre ile"" şeklinde infazda tereddüde neden olacak biçimde kararlar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 26/04/2019 tarihli, 2019/469 Esas ve 2019/347 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine dair hükümlerinin 5271 sayılı CMK"nın 302. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrasının zimmet suçuna ilişkin 9 ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçuna yönelik 7 no"lu bentlerinde yer alan TCK"nın 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerlerine, mahkemenin temel cezaları alt sınırdan tayinine yönelik takdiri benimsenerek, hüküm fıkrasının 9 no"lu bendine "Suçu TCK"nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, 5 yıl 10 ay süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına," ve 7 no"lu bendine "Suçu TCK"nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, 2 yıl 9 ay 10 gün süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına," ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin DÜZELTİLEREK, gerekçesi gösterilmek suretiyle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 4 no"lu hüküm fıkrasında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan ikinci kez verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün kaldırılmak suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi hükmünün ise usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle DOĞRUDAN ONANMASINA, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2012 tarihli ve 2012/1-941-1780 E.-K. sayılı ve 12/04/2011 tarihli ve 51-42 E.-K. sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, temyiz aşamasında geçen sürenin CMK"nın 102. maddesinde yazılı azami tutukluluk süresinin hesabında dikkate alınmayacağı, 5271 sayılı CMK"nın 102. maddesinde öngörülen tutuklama sürelerindeki sınırların da aşılmadığı anlaşılmış olup, sürdürülen tutuklama tedbirinin orantılı bulunmasına ve tutuklama tarihine göre sanık müdafin tahliye isteminin REDDİNE 03/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.