23. Hukuk Dairesi 2014/3222 E. , 2014/6826 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 14/05/2013
NUMARASI : 2012/303-2013/268
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili Kooperatifin ortağı olan davalının genel kurul kararı ile belirlenen aidat borçlarını ödememesi nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40"tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatif genel kurulunda üyelerin ödeme gücünün üzerinde aidat belirlendiğini, genel kurulun iptali için bir kısım ortaklar tarafından dava açıldığını, açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; genel kurul kararlarının iptali için dava açılmış olmasının, genel kurul kararlarının uygulanmasının önlenmesi konusunda bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadıkça kooperatifin genel kurul kararları ile belirlenen aidatların ödenmesini talep etme hakkını ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacı tarafça temyizi üzerine karar, Dairemizin 06.03.2012 tarih ve 2011/3174 - 2012/1685 esas-karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda ek bilirkişi raporu aldırılarak, kooperatifin takip tarihi itibari ile davacıdan 17.400,00 TL aidat alacağı bulunduğu, önceki karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, aylık % 4 temerrüt faiz oranı ile ilgili hüküm yönünden davacı yararına kazanılmış hak oluştuğu, buna göre davacının 974,40 TL faiz alacağı olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa aylık %4 gecikme faizi uygulanmasına ve toplam alacağın % 40"ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Dava, kooperatif aidat alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı lehine hükmedilen icra inkâr tazminatının hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekirken, işlemiş faiz ile asıl alacağın toplam bedeli üzerinden hesaplanması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, mahkemece, asıl alacağa borcun muacceliyet tarihinden itibaren aylık %4 faiz işletilerek toplam alacak belirlenmiş ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa aylık %4 faiz işletilmesine karar verilmiş ise de, Dairemizce verilen 06.03.2012 tarih, 2011/3174 esas - 2012/1685 karar sayılı bozma ilamından sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu"nun 7. maddesi uyarınca, görülmekte olan davalarda da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 120. maddesi hükümleri uygulanması zorunluluğu bulunduğundan, bu durumda derdest davalarda taraflar açısından kazanılmış haktan söz edilemez. Açıklanan nedenlerle, somut olayda davacı tarafça istenebilecek faiz oranı, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun"un 2/1 maddesine göre belirlenen oranın yüzde yüz fazlasını aşamayacaktır. Hâl böyle olunca, mahkemece, izah edilen hususlara uygun şekilde faiz hesaplaması yapmak üzere uzman bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.