23. Hukuk Dairesi 2014/1899 E. , 2014/6766 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2012/237-2013/372
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı, davalı kooperatifin yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, yönetim kurulu başkanı ve muhasip üye tarafından devre dışı bırakılarak toplantılara çağrılmadığını, kendisinin bilgisi dışında usulsüz ödemeler yapıldığını, harcamaların gerçek olmadığını, 06.05.2012 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurullarının ibrası ve bilançonun oylanması sırasında aleyhe oy kullandığını, toplantının Kanun"a ve anasözleşmeye aykırı yapıldığını, alınan kararların Kanun"a, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan genel kurulda yönetim ve denetim kurullarının ibrası ve bilançonun onaylanmasına ilişkin alınan her bir kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcileri, davacı yönetim kurulu toplantılarına iştirak etmediğinden başkan ve muhasip üye olarak kararlara imza attıklarını, alınan kararların ve harcamaların kooperatif yararına olduğunu, iptali istenilen genel kurul toplantısının yasa ve anasözleşmeye uygun yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; yönetim kurulu üyesi olan davacının yapılan harcamalarda görevi bulunduğu ve yönetim kurulu üyesi bulunduğu sırada yapılan harcamalara ses çıkarmayarak icazet verdiği halde, sonradan ibranın iptalini istemesinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif yönetim ve denetim kurulunun ibrası ve bilançonun tasdikine ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar red oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir. Ancak, anılan hüküm uyarınca, genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunmaları halinde alınan kararların yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı oldukları ileri sürülerek iptalleri için açılacak davada genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmaz ise de bir aylık hak düşürücü süre içinde davanın açılması zorunludur. Aynı Yasa"nın 98. maddesi yollamasıyla TTK"nın 361/son maddesi hükmüne göre, oylama sonucuna etkisi olabilecek kişiler, somut olayda iddia edildiği gibi, katılmaması gerekip te katılan ve olumlu oy kullanan kimseler olup, davalı kooperatif bu iştirakin karara müessir olmadığını ispatlarsa, bu katılım sonuca etkili olmayacağından, bu halde iptal isteminin aynı madde uyarınca reddi gerekir. Diğer anlatımla, katılmaması gerekenlerin toplantıya katılması karar nisabını etkiler ise butlan nedeni değil, iptal nedeni; toplantı nisabını etkilerse, butlan nedenidir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 45/2. maddesi, "Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4"ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun"un 51/1. maddesi ise "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur" hükmünü; anasözleşmenin 33. maddesinin 1. fıkrası, "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların en az 1/4"ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması gerekir. İlk toplantıda nisap temin edilmediği takdirde ikinci toplantıda nisap aranmaz" hükmünü; 2. fıkrası ise "Genel kurulda kararlar, ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınır." hükmünü içermektedir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 45/2. maddesi, "Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4"ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun"un 51/1. maddesi ise "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur" hükmünü; anasözleşmenin 33. maddesinin 1. fıkrası, "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların en az 1/4"ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması gerekir. İlk toplantıda nisap temin edilmediği takdirde ikinci toplantıda nisap aranmaz" hükmünü; 2. fıkrası ise "Genel kurulda kararlar, ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınır." hükmünü içermektedir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, BK"nın 19 ve 20. maddeleri hükümlerine göre mutlak butlanla batıldır ve mahkemece de re"sen dikkate alınır. Batıl hükmünde olan kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların batıl olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir.
Somut olayda, iptali istenilen 06.05.2012 tarihli genel kurula, Bakanlık temsilcisi raporuna göre kooperatifin 37 ortağından üçünün vekaleten, yedisinin asaleten olmak üzere toplam 10 kişinin iştirak ettiği, iptali istenen genel kurul toplantı tutanağına göre ise 37 ortaktan dördünün vekaleten, yedisinin asaleten olmak üzere toplam 11 ortağın katıldığı, ancak 3 ve 10 rakamlarının 4 ve 11 olarak düzeltildiği, ancak bu düzeltmelerin imzalanmadığı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü"ne gönderilen ve düzeltme içermeyen tutanakta ve aynı yere gönderilen Bakanlık Temsilci raporunda 3 ortağın vekaleten, 7 ortağın asaleten katıldığı yazılı ise de, tutanak ekindeki hazirun cetvelinde 7 asıl, 4 vekil imzası bulunmakta, dava dosyasında 4 vekalet yer almaktadır. Davacı vekilince usulsüz vekaletnamelere dayalı olarak genel kurul toplantısı yapıldığı gerekçesiyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı"na şikayette bulunulduğu, soruşturmanın 2013/40323 sırasına kayıtlı olduğu ve celbi istenildiği halde, mahkemece bu talep hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır. Temyiz dilekçesinde, 37 kayıtlı ortaktan, 7 asıl, 3 vekilin toplantıya katıldığı isimleri belirtilen üç üyenin vekaletnamelerindeki imzaların onlara ait olmadığı, ismi belirtilen bir üyenin katılmadığı halde asaleten katılmış gibi imzasının alındığı, toplantı ve karar nisabının oluşmadığı ileri sürülmüş olup, yargılama sırasında da 17.08.2012 tarihli dilekçenin 13. maddesinde, üye olmayan kişilerin vekil olarak iştiraki ile yapılan ibranın iptali istenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 49. ve anasözleşmenin 24. maddesi uyarınca, eş ve birinci derecede akrabalar dışında kalan kişilerin oylamada temsilci olabilmesi için üye olması şarttır. Vekil olarak katılanların vekaletnamelerinin usulsüz olduğu, bir kişinin de asaleten katılmış gibi gösterildiği iddiası, katılmaması ve oylamaya dahil edilmemesi gerekenlerin karar nisabına dahil edildiği iddiasını içerdiğinden, böyle bir iddiada bulunan davacının muhalefet şerhini tutanağa geçirtmesi gerekmemekte ise de, davanın bir ay içinde açılması zorunlu olup, dava süresinde açılmıştır. İddianın toplantı nisabına yönelik kısmı itibariyle dava, ne süreye ne de muhalefet şerhine tabidir.
Bu durumda mahkemece, yönetim kurulu üyesi olan davacının, kendisinin de içlerinde bulunduğu yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın iptal edilmesi halinde, daha sonraki bir genel kurulda ibra edilmeme ve sorumluluk davası açılması kararı alınabileceğini ihtimalini kabul ettiği, esasen yönetim kurulu kararlarında kendisinin imzasının bulunmadığını ileri sürerek, hukuki yararını açıkladığı ve buna göre yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın iptalini istemekte hukuki yararı bulunduğu gözetilerek, bakanlık temsilcisi, divan başkanı ve katip üye de dinlenilerek, toplantıya katılan üye sayısının 10 ya da 11"den hangisi olduğunun belirlenmesi, soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak, kamu davası açıldığının belirlenmesi halinde sonucunun beklenmesi, kamu davası açılmamış olması halinde bu iddia ile ilgili davacının delilleri ile soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgeler değerlendirilip, anılan dört üyenin tanık sıfatıyla dinlenmesi ve gerektiğinde imza incelenmesi yapılması, imzaların vekalet verenlere ait olduğunun belirlenmesi halinde, bu kez vekil olanların Yasa"nın 49. ve anasözleşmenin 24. maddesinde belirtilen kişilerden olup olmadıklarının tespiti, sonuçta temyiz dilekçesinde belirtilen dört kişiden birinin ya da birkaçının toplantıya ve oylamaya dahil edilmemesi gerektiği sonucuna varılması halinde toplantı nisabı değişiyorsa anılan kararın batıl olduğunun tespitine, karar nisabı değişiyorsa kararın iptaline; toplantı ve karar nisabı değişmiyorsa Yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık idddiasına dayalı iptal isteminin HMK"nın 114/2. madde hükmü yollamasıyla, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 53. madde hükmü uyarınca muhalefet şerhine ilişkin dava koşuluna uyulmadığı gerekçesiyle, HMK"nın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan, sonradan açılacak bir sorumluluk davasında tartışılması gereken harcamalara icazet verdiği gerekçesiyle yönetim kurulunun ibrasına ilişkin talebin ve hangi nedenle reddedildiğine ilişkin tartışma ve değerlendirme yapılmaksızın denetim kurulunun ibrasına ilişkin talebi de içerecek şekilde davanın reddine karar verilmesi HMK"nın 297/2. maddesine aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulu ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.