Abaküs Yazılım
12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5435
Karar No: 2017/14344
Karar Tarihi: 20.11.2017

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2017/5435 Esas 2017/14344 Karar Sayılı İlamı

12. Hukuk Dairesi         2017/5435 E.  ,  2017/14344 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 16/03/2017 tarih, 2016/12513 Esas - 2017/3950 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
    1-Alacaklının karar düzeltme itirazlarının incelenmesinde;
    Düzeltilmesi istenen Yargıtay ilamıyla bunda atıf yapılan mahkeme kararında yazılı gerekçeler ve dosyada mevcut belgeler karşısında karar düzeltme isteği yerinde görülmediği gibi HUMK"nun 440. maddesinde yazılı dört halden hiç birine de uymadığından İİK"nun 366. ve HUMK"nun 442. maddeleri uyarınca (REDDİNE);
    2-Borçluların karar düzeltme itirazlarının incelenmesinde;
    Sair karar düzeltme itirazları yerinde değilse de;
    Alacaklı tarafından borçlular hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlanmıştır.
    Borçlulardan ... ile ... Gıda … Ltd. Şti. vekili, yasal süresi içerisinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda;
    - çekte tahrifat yapılması nedeniyle çekin, kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, bunun yanında tahrifatsız hali ile çekin, zamanaşımına uğradığı gibi süresi içinde bankaya ibraz edilmediğini,
    - müvekkillerinin, çekten kaynaklı borçlarının bulunmadığını,
    - takibe konu çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunduğunu belirterek takibin iptalini talep etmiştir.
    Mahkeme, takibe konu çekte, keşide tarihi dahil olmak üzere, tahrifat yapıldığını, tahrifatsız keşide tarihine göre çekin, süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediğinden hareketle kambiyo vasfını kaybettiği sonucuna varıp takibin iptaline karar vermiştir.
    Alacaklının temyizi üzerine, Dairemizin 16.03.2017 tarih 2016/12513 E. 2017/3950 K. sayılı bozma kararında, çekte tahrifat yapıldığı kabul edilmiş ancak borçlunun takibe konu çekte yazılı miktarı kısmen kabul ettiği değerlendirmesi ile İİK"nun 170/a-son fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası hükmünün uygulanamayacağı belirtilip çek bedelinin tahrifattan önce yazılmış olan 25.000 TL"sini aşan kısım yönünden borca kısmi itirazın kabulü ile takibin, İİK"nun 169-a/5. maddesi gereğince, durdurulmasına karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
    HMK"nun 207. maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin borçlu (keşideci) tarafından paraf edilmesi gereklidir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise; inkâr halinde yok hükmündedir. Bu nedenle, senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. İmzaya veya paraf imzasına itiraz halinde ise, mahkemece, yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin onaylı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
    Somut olayda, borçlular vekili, takibe konu çekin keşide tarihinin 15.06.2013 iken 15.06.2014 olarak değiştirildiğini, çek bedelinin rakamla “25.000” TL yazılı iken önüne “3” rakamının eklendiğini, çek bedeli yazı ile “yirmibeşbin” yazılı iken üzeri karalanarak yanına “üçyüzyirmibeşbin” yazılmak suretiyle değiştirildiğini belirtmiştir. Takibe konu çekin, düzenlenme tarihi ve çek bedeline ilişkin “üçyüzyirmibeşbin” yazısının yanında paraf imzaların bulunduğu görülmüştür. Borçlular vekilinin, çekteki, paraf imzalarının keşideciye ait olmadığı yönünde açık bir itirazı olmadığından çekin düzenlenme tarihinin 15.06.2014, çek bedelinin yazı ile yazılan “üçyüzyirmibeşbin” olduğunun kabulü gerekir. Diğer taraftan mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, çekin, rakamla değerinin belirtildiği hanedeki rakamların sol baş tarafına farklı mürekkep tonundaki kalemle "3" rakamı yazıldığı tespit edilmiş ise de bu eklemenin keşideci dışında farklı bir kişi tarafından yapıldığı iddia edilmemiş olduğundan, bu durum başlı başına çekte tahrifat yapıldığı manasına gelmez. Dolayısıyla, takibe konu çekin, paraflanmış düzenlenme tarihi dikkate alındığında süresi içinde bankaya ibraz edildiğinin kabulü gerekir.
    İİK"nun 170/a-son maddesinde; her ne suretle olursa olsun, borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise, takip dayanağı belgenin kambiyo senedi vasfını taşımaması sebebiyle takibin iptal edilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
    Borçlular vekili dilekçesinde, çek borcunun kabulüne dair bir ifadeye yer vermediği gibi aksine çekten kaynaklı borcun olmadığı yönünde beyanda bulunduğu, yargılama sırasında da bunun aksine bir durumu belirtmediği görülmekle, İİK"nun 170/a-son fıkrasının somut olayda uygulama yerinin olmadığı sonucuna varılmıştır.
    İİK"nun 170/a-2. maddesi gereğince, icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle kendisine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verebilir.
    6102 sayılı TTK.nun 788/1. maddesi uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Çekin emre yazılı veya belirli bir kişi lehine düzenlenmesi halinde, ilk cironun lehtara ait olması gerekir. Lehtarın cirosundan sonra senedi devralan cirantalar yetkili hamil olurlar.
    TTK"nun 790. maddesinde de; " Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir ciroyu diğer bir ciro izlerse bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi getirilmiştir.
    Diğer taraftan çekin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK"nun 796. ve 808. maddeleri gereğince; çekin yasal süresinde ödenmek üzere muhataba ibraz edilmesi zorunludur. Süresinde ibraz edilmiş olan çekin ödenmediğinin, aynı Kanun"un 808/2. maddesi gereğince, muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle "çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla" belirlenmesi halinde, hamilin, cirantalar, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı başvurma hakkı bulunmaktadır.
    TTK"nun 809/1. maddesine göre de; çekin, ibraz müddeti içinde muhatap bankaya ibrazı, protesto veya buna denk işlemle belirlendiği takdirde, yasal şekilde ibraz edildiğinin kabulü gerekir.
    Somut olayda, takip dayanağı çek aslının incelenmesinde; keşideci tarafından lehtar ... İnşaat … Ltd. Şti. lehine keşide edildiği, çekin, adı geçen lehtarın cirosu ile ..."ye ciro edildiği, bu kişinin cirosunu ... Gıda …. Ltd. Şti., ... cirolarının takip ettiği, takip alacaklısının ciro silsilesi içerisinde yer almadığı görülmektedir. Aynı Kanun"un 793/1. maddesine göre, ibraz süresinin geçmesinden sonra yapılan cironun, alacağın temliki sonuçlarını doğuracağı düzenlenmiş ve takibe konu çekte ...’ın bankaca vurulan ibraz kaşesinden sonra isim, soyisim ve imzasının yer aldığı görülmüş ise de çek üzerindeki ciro silsilesine göre çeki bankaya ibraz etmiş olarak gözüken ... tarafından takip alacaklısına yapılmış bir ciro da bulunmadığından takibi yapan alacaklı ... yetkili hamil değildir.
    O halde, mahkemece, takibi yapan alacaklı ...’ın yetkili hamil olmadığından İİK"nun 170/a-2. maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, takibe konu çekte, düzenlenme tarihinde paraf olduğu ve bu paraf imzanın keşideciye ait olmadığı yönünde bir itiraz olmadığı halde düzenlenme tarihinde tahrifat yapıldığı, tahrifatsız düzenlenme tarihine göre çekin, süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediğinden bahisle takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının sonucu itibariyle doğru olduğundan alacaklının temyiz isteminin reddi ile, onanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bozulduğu anlaşılmış, ancak sonuçta takibin iptaline karar verildiğinden borçlular vekilinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ : Borçluların karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 16/03/2017 tarih ve 2016/12513 E., 2017/3950 K. sayılı bozma kararının kaldırılmasına, ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 11/02/2016 tarih ve 2014/739 E.- 2016/90 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK"nun 366. ve HUMK"nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 20/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi