19. Hukuk Dairesi 2017/4172 E. , 2019/4117 K.
"İçtihat Metni" Davacı ... vek. Av. ... ile davalı Buz-Tel Day. Tük. Mam. Tic. San. Ltd. Şti. vek. Av. ... arasında görülen dava hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen 20.06.2016 gün, ... E.-2016/798 K. sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 27.04.2017 gün, ... E.-2017/3415 K. sayılı ilamına karşı taraf vekillerince süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacının murisi olan ... ’ın 19.02.2011 tarihinde vefat ettiğini, diğer mirasçıların mirası reddetmesi nedeniyle tek mirasçı olarak davacının kaldığını, davacının murisinin 2005 yılından beri akıl sağlığını kaybedip şuurunu yitirdiğini, akla uygun davranma yeteneğinden yoksun bir şekilde ölünceye değin hayatının devam ettirdiğini, murisi yakın arkadaşlarıyla ... Dayanıklı …Ltd. Şti.’ni kurarak ticari faaliyette bulunduğunu, ancak bahse konu hastalığından sonra iş ve işlemlerin diğer ortaklar tarafından yürütüldüğünü, muris hakkında davalı tarafından 3 ayrı dosyada müteselsil kefalet senedine dayalı takipler başlatıldığını, müteselsil kefalet senedinin düzenlenme tarihinin 27.08.2009 olduğunu, bu tarih itibariyle murisin fiil ehliyetinin bulunmadığını, ilk olarak bu hususun incelenmesi gerektiğini iddia ederek davacının takipler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve müteselsil kefalet senedinin iptaline ve % 40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, müteselsil kefalet senedinin geçerli olduğunu, adı geçen murisin 2008-2009 ve 2010 yıllarında birçok resmi muamele yaptığını, icra takiplerinin kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 13.01.2014 tarihinde davanın kabulüne, davacının takipler ve takip konusu müteselsil kefalet senedinden dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve müteselsil kefalet senedinin iptaline, davalının kötü niyetli takip yaptığı ispatlanamadığından davacının kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizin 24.12.2015 gün, ... E.-2015/17632 K. sayılı ilamı ile yatırılması gereken peşin harç yatırılmadan yargılamaya devam edildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre taraf vekillerinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, toplanan delillere ve aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının murisi ... ’ın müteselsil kefalet senedinin tanzim tarihi olan 27.08.2009 tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığı, dava ve icra takiplerine konu müteselsil kefalet senedinden dolayı muris ... ’ın ve dolayısıyla davacının bir sorumluluğunun ve borcunun olmadığı, söz konusu müteselsil kefalet senedinin davacı taraf yönünden bağlayıcı olmayıp hukuken geçersiz olduğundan iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takipler ve takip konusu müteselsil kefalet senedinden dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve müteselsil kefalet senedinin iptaline, davalının kötü niyetli takip yaptığı ispatlanamadığından davacının kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizin 27.04.2017 gün, 2016/16863 E.- ... K. sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, iş bu onama ilamına karşı taraf vekillerince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ile birlikte Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 21.08.2013 tarihli raporu ve bu rapora itirazlar nedeniyle verilen aynı Kurul’un 25.11.2013 tarihli yazısı hükme esas alınmıştır. Ancak davalı vekili gerek 21.08.2013 tarihli rapora ve gerekse akabinde itirazlar üzerine alınan 25.11.2013 tarihli yazıya gerekçelerini bildirmek sureti ile itiraz etmiş, Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor alınmasını istemiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu’ndan alınan 21.08.2013 tarihli rapora davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine mahkemece her ne kadar ek rapor tanzimi için dosya aynı Kurul’a gönderilmiş ise de, ek rapor düzenlenmeksizin bilgi verme niteliğinde 25.11.2013 tarihli yazı tek imza ile düzenlenmiş, bu şekilde davalı vekilinin 21.08.2013 tarihli rapora yönelik itirazları karşılanmadan hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece davalı itirazlarının karşılanması bakımından Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor alınarak dosyadaki deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması ve Dairemizce bu kararın onanması doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüyle Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 27.04.2017 gün, ... E.-2017/3415 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, evvelce alınan onama harcı ile red harçlarının taraflara iadesine, 27/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.