18. Ceza Dairesi 2017/1267 E. , 2017/10118 K.
"İçtihat Metni"
KARAR
Hakaret suçundan faili meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/12/2015 tarihli ve 2015/144157 soruşturma, 2015/96527 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/05/2016 tarihli ve 2016/1027 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/01/2017 gün ve 819 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda müştekinin, “Facebook” adlı sosyal paylaşım sitesinde, kendisine ait olan hesapta paylaştığı fotoğraf altına ... isimli kullanıcının hakaret içerikli yazılar yazdığından bahisle şikayetçi olması üzerine, kullanıcı profiline yapılan bağlantı IP numarasının tespitinin yapılamadığı bu nedenle kovuşturma olanağının bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, ... isimli kullanıcının facebook hesabında paylaştığı telefon numaralarına ait hat sahiplerinin tespit edilmesi karşısında, hat sahiplerinin beyanlarına başvurularak soruşturmanın genişletilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
CMK"nın 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür."" 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir."" hükümleri düzenlenmiştir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
İncelenen dosyada, müştekinin, “Facebook” adlı sosyal paylaşım sitesinde, kendisine ait olan hesapta paylaştığı fotoğraf altına ... isimli kullanıcının hakaret içerikli yazılar yazdığından bahisle şikayetçi olduğu, IP bilgisinin tespiti yapılamadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Ancak ... isimli kullanıcının facebook hesabında paylaştığı telefon numaralarına ait hat sahiplerinin açık kimlik bilgileri tespit edildiği halde bu kişiler dinlenilmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bu nedenle itiraz merciince soruşturmanın eksik yapılmış olduğu gözetilerek, gereğinin takdir edilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/05/2016 tarihli ve 2016/1027 değişik iş sayılı kararının,, 5271 sayılı CMK’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından mahallinde tamamlanmasına, 03/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.