12. Ceza Dairesi 2014/19138 E. , 2016/1678 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesi"nin 13/10/2012 tarih, 28440 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 2011/18 Esas, 2012/53 sayılı kararı ile 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanun"da yapılan değişiklikler değerlendirildiğinde; Yüksek Mahkemece “mülkiyet hakkı ihlali” iddiasının kabul edilmediği, ancak, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan “belirlilik ilkesi” ne göre, kişilerin maliki bulundukları taşınmazların korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı niteliğiyle tescilli olduğunu ya da sit alanı içerisinde kaldığını öğrenmeleri gerektiği hususunun vurgulandığı, iptal hükmündeki gerekçeler doğrultusunda, 2863 sayılı Kanunun “tespit ve tescil” başlıklı 7. maddesinin 6498 sayılı Kanun ile değiştirildiği, buna göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edilmesi; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulması gerektiği; belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılacağı; 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin amacının ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 11/12/1986 tarih, 2753 sayılı kararı ile 1. derece doğal sit alanı olduğu belirlenen, yine ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu"nun 18/09/2008 tarih, 4305 sayılı kararıyla da 1. derece doğal sit alanı olarak tescilinin devamına karar verilen ... ili, merkez ... köyü, ... mevkiinde bulunan, 103 ada, 27 ve 30 sayılı parsellerin tapuda sanığın annesi adına kayıtlı iken, 04.01.2013 tarihinden itibaren sanık adına kayıtlı olduğu, dosya kapsamındaki beyanlara göre araziler üzerinde önceden beridir bulunan yapılarda sanık tarafından kamp işletilmek istendiği, bu nedenle sanığın ruhsat için 23.08.2012 tarihinde ... ..."ne yazılı dilekçe ile müracaat ettiği, bunun üzerine ... İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü görevlilerince yerinde incelemelerin yapıldığı ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne hitaben yazılan 19.09.2012 tarihli yazıda, ilgili araziler üzerinde yapılış tarihleri kesin olarak belirlenemeyen yapılar olduğunun belirtildiği, bunu üzerine de ... 1 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu"nun 24.12.2012 tarih, 24 sayılı kararıyla, 1. derece doğal sit alanı içerisine izinsiz yapılan yapılar nedeniyle sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, her ne kadar davaya konu arazileri kullanmakta olan sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açılmış ise de; sanığın verdiği ifadelerinde, araziler üzerinde bulunan yapıları kendisinin yapmadığını, bu yapıların 30 yıldır bulunduğunu, kendisinin sadece küçük tamiratlar yaptığını, ancak bölgenin sit alanı olduğunu bilmediğini, ruhsat için yaptığı başvurusunun reddedilmesinden sonra yeni bir şey yapmadığını beyan ettiği,
Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, davaya konu yer tek yapı ölçeğindeki kültür veya tabiat varlığı olmayıp, 1. derece doğal sit alanı kabul edilen bölge içerisinde yer aldığı, bu nedenle somut olayda sit alanı kabulü kararının ilgililerine tebliği zorunluluğundan bahsedilemeyeceği, sanığın bu yerin sit alanı kabul edilen bölge içerisinde yer aldığını bildiğinin kabul edilebilmesi için taşınmazın tapu kaydında koruma kararına ilişkin şerhin bulunmasının, şerh de yoksa koruma kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olmasının yeterli olduğu, dosya kapsamı itibariyle tapu kaydında taşınmazın sit alanı içerisinde yer aldığına dair şerhin bulunmadığı, ayrıca ... İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 21.01.2014, ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 08.11.2013, ... Belediye Başkanlığının 14.11.2013 tarihli yazılarından anlaşılacağı üzere, sit alanı kabulü kararının mahallinde mutat vasıtalarla duyurusunun yapıldığına dair herhangi bir belgeye de ulaşılamadığı, böylece sanığın, bahse konu yerin 1. derece doğal sit alanı vasfında olduğunu bilmediğine ilişkin savunmasının aksine herhangi bir delilin bulunamadığı, tüm bu nedenlerle mahkemece sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir aykırılığın olmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılama sonunda, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 10/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.