5. Ceza Dairesi 2014/6141 E. , 2016/9076 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 gün 2014/118-2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve suçun TCK"nın topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği bu bağlamda TCK"nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun, kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve/veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında TCK"nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel sanık hakkında dava konusu olsun ya da olmasın tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği nazara alındığında; UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; sanık hakkında... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/01/2013 gün ve 2011/516 Esas, 2013/10 Karar sayılı ilamıyla sanığın tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2014/8282 Esasında kayıtlı olduğu, suç tarihinin Temmuz 2005, iddianame tarihinin 18/11/2011 olduğu; sanık hakkında... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2013 gün ve 2012/458 Esas, 2013/475 Karar sayılı ilamıyla sanığın tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2015/8683 Esasında kayıtlı olduğu, suç tarihinin Nisan 2010, iddianame tarihinin 24/05/2012 olduğu; sanık hakkında ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2013 gün ve 2013/261 Esas, 2013/462 Karar sayılı ilamıyla sanığın zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2015/9228 Esasında kayıtlı olduğu, son suç tarihinin Nisan 2006 ve öncesi, iddianame tarihinin 20/08/2009 olduğu; sanık hakkında... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2013 gün ve 2013/191 Esas, 2013/590 Karar sayılı ilamıyla sanığın tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2015/9240 Esasında kayıtlı olduğu, suç tarihinin 05/07/2008 ve öncesi, iddianame tarihinin 05/03/2013 olduğu; iş bu kamu davasında ise suç tarihinin Temmuz 2008 ve öncesi, iddianame tarihinin 11/08/2010 olması karşısında; sanığın aynı suç işleme kararı kapsamında değişik tarihlerde birden fazla mağdura kazanç karşılığı ödünç para verdiği, suç ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti durumu da nazara alınıp beş ayrı kamu davasının birleştirilmesinden sonra 01/06/2005 tarihinden önceki eylemler yönünden zamanaşımı süresinin de gerçekleşmiş olduğu gözetilerek hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle aynı teselsül içerisindeki eylemler bölünmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında gün para cezası tayin edilirken TCK"nın 241. maddesinde adli para cezasının üst sınırının 5000 gün olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 7360 gün olarak tayin edilmesi,
Dosya içeriğine göre Temmuz 2008 ve öncesi olan suç tarihinin karar başlığında 16/01/2009 olarak gösterilmesi suretiyle CMK"nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
Hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.