Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/111
Karar No: 2019/7789
Karar Tarihi: 26.06.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2018/111 Esas 2019/7789 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2018/111 E.  ,  2019/7789 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

    ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının davalı vekilince murafaa talepli olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Murafaa için belirlenen günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ... geldi. Hazır olan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra kararın açıklanması başka bir güne bırakıldı. Yapılan incelemede temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin anlaşılması üzerine gereği konuşulup düşünüldü:
    KARAR
    Davacı, davalıya verdiği borç karşılığında kendisinden 26.2.1998 vade tarihli 68.000 Alman markı karşılığı 34.820,69 Euro bedelli bir adet bono ile 8.8.1999 tarihli 1.350,00TL bedelli bir adet çek aldığını, bono ve çekin vadesinde ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibine giriştiğini, ancak icra dosyasında TTK m. 661"de ön görülen 3 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılmaması nedeni ile icranın geri bırakılmasına kararı verildiğini, taraflar aralarındaki temel ilişkinin karz akdi olduğunu ve uyuşmazlığın da bundan kaynaklandığını ileri sürerek; 68.000 Alman Markı karşılığı olan 34.820,69 Euro"nun fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ve vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar olan dönem için devlet bankalarının o yabancı paraya 1 yıl için ödediği en yüksek faiz oranı işletilerek hesaplanacak faiziyle birlikte, 1.350,00TL bedelin ise faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, senet ve çekteki imzaların kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 34.767,72 EURO"nun vade tarihi olan 26.02.1998 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar olan dönem için 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılan 1 yıl vadeli mevduata ödedikleri en yüksek faiz oranı ile birlikte, 1.350,00 TL"nin de dava tarihi olan 15.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükme karşı, davalı istinaf talebinde bulunmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesi"nce, davalının istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, döviz cinsinden alacağa ilişkin davanın kısmen kabulüne, 34.767,72 Euro alacağın daha önce başlatılan takipte yapılan kısmi ödemenin ödeme tarihine kadar işlemiş faizden mahsup edilmesi suretiyle, bakiye kalan faiz ve ödeme tarihinden dava tarihine kadar işlemiş olan faiz toplamı 13.575,13 Euro faizle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, dava tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı Yasa"nın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarında Euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduata ödenen en yüksek ve değişik oranda faiz uygulanmasına, Türk Lirası cinsinden alacağa yönelik davanın ise kabulüne 1.350,00TL alacağın dava tarihi olan 15/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dava, vadesinde ödenmeyen senet ve çekteki bedellerin faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Davalı davaya konu çek ve senetteki imzaların kendisine ait olmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesince davalının bu savunması üzerine imza incelemesi yapılması yönünde bilirkişi raporları alınmıştır. İlk derece mahkemesince alınan 10.3.2014 tarihli Adli Tıp raporu ile 9.1.2015 tarihli adli tıp uzmanından alınan raporda, çekteki imzanın davalıya ait olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Yine senetteki imzaya ilişkin yapılan incelemede ise, 1.7.2014 tarihli adli tıp raporunda senetteki imzanın davalıya ait olup olmadığının tespit edilemediği belirtilirken 24.4.2015 tarihli adli tıp uzmanından alınan raporda imzanın davalıya ait olduğu bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince bahsi geçen raporlar hükme esas alınarak sonuca gidilmiştir. Oysa davaya konu çeke ilişkin alınan her iki raporda da imzanın davalıya ait olup olmadığının tespit edilemediği belirtilirken, senede ilişkin olarak ise raporlar arasında çelişki mevcuttur. Dolayısıyla alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli olmadığı açık olup bölge adliye mahkemesince de bu hususta bir inceleme yapılmamıştır. O halde Bölge Adliye Mahkemesince kriminal inceleme yapan bir kuruluştan ya da üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesinden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınarak çekteki ve senetteki imzaların davalıya ait olup olmadığı hususu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken istinaf talebinin sadece davalı tarafından icra dosyasına yapılan 10.9.2008 tarihli ödemenin ilk derece mahkemesince dikkate alınmaması yönünden kabul edilmesi hatalı olup, HMK"nun 371. maddesi gereğince hükmün bozulması gerekmiştir.
    2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşama incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcın istek halinde iadesine, HMK. 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 26/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi