11. Hukuk Dairesi 2019/3278 E. , 2021/806 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi"nce verilen 28.03.2017 gün ve 2015/152 - 2017/326 sayılı kararı onayan Daire"nin 02.05.2019 gün ve 2017/2619 - 2019/3347 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının lisans sahibi olduğu franchise restoran zincirine müvekkili ve dava dışı üçüncü bir şahsı haricen ortak etmek konusunda sözleştiklerini, tarafların bu sözlü anlaşmayı 28.11.2006 tarihinde noterde memorandum (mutabakat mektubu) şekline getirdiklerini, 13.10.2007 tarihli noter onaylı yazılı sözleşme ile müvekkilinin haricen sahip olduğu 1/3 hisseyi davalıya 106.000.- USD karşılığında sattığını, ancak davalının devir bedelini ödemediğini ileri sürerek, 106.000.- USD’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 106.000 USD’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki delillere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen ve yerinde görülmeyen aşağıdaki bent dışındaki sair karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, harici şirket ortaklığı sebebiyle verilen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalının franchise sözleşmesiyle işlettiği üç adet restorana haricen ortak olduğunu, bu uğurda bir takım ödemeler yaptığını, daha sonra tarafların verdikleri paraların iadesi ile ortaklığın bitirilmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek 106.000 USD’nin istirdadını talep etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, taraflar arasında yapılan sözleşmelerin batıl olduğunu, böyle bir sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunulamayacağını, davacının müvekkiline ödediği bedelin ise iade edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalının ABD Illionis eyaletinde üç adet restoranı franchise ile işlettiği ... Inc. İsimli şirkete, 28.11.2006 tarihli sözleşme ile davacının 01.10.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1/3 oranında, dava dışı ...1/3 oranında ve davalı ... 1/3 oranında ortak olacağının kabul edildiği, şirkete ortak olacak kişilerin toplamda 150.000 USD ödedikleri, restoranlar için de 01.10.2005 tarihi itibariyle toplam borcun 666.000 USD olduğu hükümlerinin yer aldığı görülmektedir.
Davacı ile davalı arasında imzalanan 13.10.2007 tarihli sözleşme ile davacının ... Inc. Şirketinde sahip olduğu 1/3 hissenin davalıya devrine mukabil, davalının davacıya toplamda 106.000 USD ödemeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin uyulan bozma ilamı doğrultusunda, Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna istinaden, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygulanması gerekli maddi hukukun ABD Illionis Eyaletinde geçerli maddi hukuk olduğuna ilişkin tespiti yerindedir. Buna göre olaya uygulanacak Illionis Business Act isimli kanunun 7.10.maddesi uyarınca, şirket ortaklar kurulu kararı olmaksızın yapılan hisse devir sözleşmelerinin de geçersiz olduğu ve kurulan bu tür geçersiz ortaklıkların tasfiyesinin de sebepsiz zenginleşme hükümlerince gerçekleştirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, uyuşmazlığa uygulanacak Illionis Business Act isimli kanunun 7.10.maddesi uyarınca, taraflar arasında imzalanan ... Inc. Şirketinin 1/3 hissesinin davalıdan davacıya devrini öngören 28.11.2006 tarihli sözleşme geçersiz olduğu bu hususta taraflar arasında bir görüş ayrılığı bulunmadığı gibi, hisselerin tekrar davacı tarafından davalıya devrini öngören 12.12.2010 tarihli ikinci sözleşmenin de geçersiz olduğunu kabul etmek gerekir. Bu durumda, geçersiz ilk sözleşmeden dolayı davacının sözleşmede yer alan 666.000 USD şirket borçlarından, davalının da davacıya geçersiz ikinci sözleşmeden kaynaklanan 106.000 USD borçtan sorumlu tutulamayacakları, ancak davacının geçersiz ilk sözleşme doğrultusunda davalıya ödediği miktarı talep edebileceğinin kabulü gerekir. O halde Mahkemece, geçersiz ilk sözleşme ilişkisi çerçevesinde dosyadaki ödeme belgelerine göre davacının davalıya ödediği meblağ tespit edilerek ve davalının da bu uğurda ödeme savunması üzerinde durularak henüz istirdadı gerçekleşmeyen miktara hükmedilmesi gerekirken, geçersiz ikinci sözleşmedeki miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bu nedenle davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılarak hükmün mümeyyiz davalı lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) no’lu bent açıklanan nedenlerle HUMK.nun 442. maddesi uyarınca davalı vekilinin sair karar düzeltme sebeplerinin reddine, (2) no’lu bentte yer alan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin hükmün onanmasına dair 02.05.2019 2017/2619 2019/3347 onama ilamının kaldırılarak hükmün yukarıdaki gerekçelerle BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 03.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Usul ve Yasaya uygun olan Dairemizin onama kararına karşı vaki karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir iken kabulü yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.