11. Hukuk Dairesi 2020/1390 E. , 2021/801 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11.07.2018 tarih ve 2017/303 E- 2018/311 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi"nce verilen 16.01.2020 tarih ve 2018/1874 E- 2020/28 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili firmanın "SADE” esas unsurlu seri markalarının organik gıda sektöründe kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını, davaya konu 2017/07080 sayılı "SAĞLIĞINIZ DEĞERLİDİR SADE ORGANİK ÜRÜNLER" ibareli markanın 40. sınıfta tescili için marka başvurusunda bulunulduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı"nca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 5/1-b maddesi uyarınca başvurunun ayırt edicilikten yoksun olduğu gerekçesiyle reddine karar verildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, YİDK kararında markanın parçalara bölünerek değerlendirmeye alınmasının bütünlük ilkesine aykırı olduğunu, davaya konu markadaki “sağlığınız değerlidir” ve “sade organik ürünler” ibarelerinin ayrı ayrı ele alınmak yerine bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenimin değerlendirilmesi gerektiğini, başvuru ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2017-M-5075 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu "sağlığınız değerlidir sade organik ürünler" ibareli marka başvurusunun 40 . sınıfta “Adi metallerin işleme hizmetleri, değerli metallerin işlenmesi hizmetleri, fotografik ve sinematografik ürünlerin işlenmesi hizmetleri, banyo, baskı ve foto gravür hizmetleri, gıdaların kurutulması, konservelenmesi, dondurulması, pişirilmesi, tütsülenmesi, salamura edilmesi hizmetleri; gıda işleme ve üretimi konularında bilgi verilmesi hizmetleri, hayvan kesim hizmetleri, deri ve kürk işleme hizmetleri, saraçlık hizmetleri, kumaş işleme hizmetleri, yün işleme hizmetleri, terzilik hizmetleri, nakış işleme hizmetleri, ahşap ve kereste işleme hizmetleri, sanat eserlerinin çerçevelenmesi hizmetleri, sıvı, kimyasal madde, gaz, hava işleme hizmetleri, cam ve optik cam işleme hizmetleri, malzemelerin montajı (üçüncü şahıslar adına) hizmetleri, diş teknisyenliği (döküm) hizmetleri, çömlekçilik hizmetleri, enerji üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri, kağıdın işlenmesi, baskı hizmetleri, ciltçilik hizmetleri ve plastik işleme hizmetleri” için yapıldığı, somut ve soyut ayırt ediciliği bulunduğu, ortalama tüketici kitlesinin tescil kapsamındaki yukarıda belirtilen hizmetler yönünden bu işareti marka olarak yani bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal ve hizmetlerinden ayırt edildiğini algılaması mümkün olan işaret olduğu, ibarenin söz konusu emtiaların bir özelliğini ya da kompozisyonunu doğrudan doğruya düşündürmediği, başvuru markasının 6769 sayılı Kanunun 5/1-b maddesi kapsamında ayırt edicilikten yoksun olduğu yönündeki YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK"nın 2017-M-5075 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi"nce; davacının başvurusunun "sağlığınız değerlidir sade organik ürünler" ibareli olduğu, marka başvurusunun 40. sınıf için yapıldığı, davacının başvurusuna konu ibarenin somut ve soyut ayırt ediciliğinin bulunduğu, emtia listesindeki hizmetlerle doğrudan bir ilişkisinin olmadığı, 6769 sayılı SMK"nın 5/1-b maddesi kapsamında başvurunun ayırt edicilikten yoksun olduğu yönündeki YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK"nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.