10. Ceza Dairesi 2014/4404 E. , 2014/5420 K.
"İçtihat Metni"
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesi"nin 22/03/2007 tarihli
Suç : Haşhaş ekme
İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER:
Haşhaş ekme suçundan sanık hakkında, Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesi"nce yapılan yargılama sonucu 22.03.2007 tarihinde 2006/190 esas ve 2007/177 karar sayı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce 21.04.2014 tarihinde 2012/26841 esas ve 2014/2847 karar sayı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nca, Dairemizin bu kararına itiraz edilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın itiraz yazısında özetle; sanık hakkında tekerrür uygulanmasının mümkün olup olmadığının incelenmesinde; TCK"nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların, şartlarının bulunması halinde mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma tedbirine çevrilebileceğinin belirtildiği, 5237 sayılı TCK"nın 58. maddesinin 6. fıkrasında ise tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirileceğinin ve ayrıca mükerrer hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının öngörüldüğü, aynı maddenin 7. fıkrasında hükümlülük kararında bu durumun belirtilmesinin gerektiği, yine aynı maddenin 8. fıkrada ise infaz usulünün nasıl yapılacağının kanun ile gösterileceğinin belirtildiği, öte yandan mükerrerlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 sayılı Kanun"un 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrerler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceğinin belirtildiği, bu maddede "Belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma" yaptırımının infazı konusunda herhangi bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun"un 109. maddesinde "Kısa süreli hapis cezası yerine Türk Ceza Kanunu"nun 50"nci maddesine göre hükmedilen seçenekli tedbirlerin infazında uygulanacak rejim, tüzükte gösterilir." denilmiş olduğu, bu maddede mükerrerler hakkında hükmolunan "seçenek tedbirin" infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş olduğu, ancak 5275 sayılı Kanun"un 109. maddesine dayanılarak çıkarılan 20.03.2006 tarihli ve 2006/10218 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilerek 06.04.2006 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarımn Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün "Seçenekli yaptırımlarda uygulanacak rejim” başlıklı 51. maddesinin 4. fıkrası ve alt bentlerine göre de; mükerrirlere özgü infaz rejimi hakkında bir hükme yer verilmemiş olduğu, anılan Tüzüğün 61. maddesinin 2. fıkrasında da "Mükerrirlere özgü infaz rejimi, 5275 sayılı Kanun"un 108"inci maddesinin bir ilâ üçüncü fıkrasında gösterilen esas ve usullere göre yerine getirilir.” hükmüne yer verilmiş olduğu, bu durumda 5237 sayılı TCK"nın 58, 5275 sayılı Kanun"un 108 ve 109 ve 06.04.2006 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarımn Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 51. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında tedbir yaptırımına hükmedildiği için, asıl mahkûmiyet tedbir kararıdır, hükümlülük kararında mükerrerlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği sonucunun ortaya çıktığı, açıklanan bu nedenlerle sanık hakkmdaki " 6 ay süre ile Acıpayam ilçesinin mülki sınırları içerisinde yer alan bar, gazino ve gece kulüplerine gitmekten yasaklanması tedbirine çevrilmesine" ilişkin tedbirin niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK"nın 58. maddesinin 6. fıkrası uyarınca mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazdan sonra denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar veren yerel mahkeme kararını onayan özel daire hükmünün hatalı olduğu, yine sanık hakkındaki tedbir süresinin doğru belirlenmediği, öğretide 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile aynı mahiyette bulunan aynı fıkranın (f) bendindeki bir katına kadar ibaresinin ceza müddeti kadar olduğunun belirtildiği, (Osman Yaşar/Hasan Tahsin Gökcan/Mustafa Artuç, Yorumlu-Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, Cilt 2, Ankara-2010, s. 1459), bu nedenle, kısa süreli hapis cezası tedbire çevrilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun"un 50.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi gereğince belirlenecek seçenek yaptırımın süresi, tayin olunan kısa süreli hapis cezasının süresini geçemeyeceğinden, Mahkemenin hapis cezasının süresini aşacak şekilde belirli yerlere gitmekten yasaklanma tedbirine karar vermesinin yasaya aykırı olduğu, yasal düzenlemedeki "bir katına kadar" ibaresinden anlaşılması gerekenin ceza müddetinin bir ile çarpımı olduğu, bunun sonucunda ceza müddeti kadar olduğu, yasa koyucunun burada tayin olunan cezaya aynı miktarın eklenmesini kastetmesi halinde bu iradesini açıkça göstermesi gerektiği, Yargıtay 2. Ceza Dairesi"nin, 28.12.2011 tarih ve 2010/7740-2011/4294, 9. Ceza Dairesi"nin, 27.12.2011 tarih ve 2011/9359-30701, 7. Ceza Dairesi"nin, 26.12.2011 tarih ve 2009/8577-2011/27341 ve 3. Ceza Dairesi"nin 14.03.2012 tarih ve 2011/38451-2012/9505 sayılı kararlarında da, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 50.maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde öngörülen seçenek yaptırımın süresinin tayin olunan kısa süreli hapis cezasının süresini geçemeyeceğinin kabul edildiği, bu nedenle sanık hakkında verilen 5 ay kısa süreli hapis cezasının 6 ay süre ile tedbire çevrilmesine hükmeden yerel mahkeme kararının onanmasının hatalı olduğu belirtilerek, Dairemizin sanık hakkındaki onama kararının kaldırılması, yerel mahkeme hükmünün belirtilen nedenlerle düzeltilerek onanması istenmiştir.
C) İTİRAZ KONULARININ İRDELENMESİ:
1- Sanık hakkında "haşhaş ekme” suçundan hükmolunan 5 ay kısa süreli hapis cezası, TCK"nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince “belirli yerlere gitmekten yasaklama” seçenek tedbirine çevrilirken, tedbirin süresinin hapis cezası süresi olan 5 ayı geçemeyeceği gözetilmeden 6 ay olarak fazla belirlenmesi yasaya aykırı olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın bu konuya yönelik itirazı yerinde görülmüştür.
2- TCK"nın 50. maddesinin 5. fıkrasında "uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir" hükmü öngörülmüş ise de, aynı maddenin 6. fıkrasında "hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine
başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz" biçiminde düzenleme yapılmıştır.
Somut olayda, Mahkemece sanık hakkında “haşhaş ekme” suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK"nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince “belirli yerlere gitmekten yasaklanma” seçenek tedbire çevrilmesi; bu tedbire uyulmaması halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilmesinde zorunluluk bulunması ve bu durumda uygulamada asıl mahkûmiyetin hapis cezası olması nedeniyle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması yerinde olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın bu konudaki itirazı yerinde görülmemiştir.
D) KARAR : Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın seçenek tedbirin süresine ilişkin itirazının yerinde olduğuna; bu nedenle Dairemizin 21.04.2014 tarihli 2012/26841 esas ve 2014/2847 karar sayılı ilamının,"GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ” bölümünün;
“Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; diğer itirazların reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK"nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca hükmolunan “belirli yerlere gitmekten yasaklama” seçenek tedbirinin süresinin, hükmolunan 5 ay hapis cezasının süresini geçemeyeceği gözetilmeden, bu sürenin 6 ay olarak fazla belirlenmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK"nm 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; TCK"nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin uygulandığı paragraftaki “6 ay” ibaresinin “5 ay” olarak değiştirilmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,” şeklinde değiştirilmesine,
2- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın tekerrür uygulamasına ilişkin itirazı yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu konuya ilişkin itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu"na GÖNDERİLMESİNE,
11.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.