22. Hukuk Dairesi 2016/294 E. , 2018/25232 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin, davalıya ait çiftlikte ekim, dikim, mandırada hayvan bakımı, yemek, temizlik gibi ev işlerini yaptığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarında çalışma ilişkisi bulunmadığını, dava dışı ... ve ailesi ile aralarında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu"nun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanun"un uygulanacağı belirtilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu"nun 1. maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
İş Kanunu"nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 50"den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz. İşçi tarım ve orman işlerinin yapıldığı bir işyerinde çalışıyor ise, bu işçi ile işveren ararındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine görevli hukuk mahkemesine çözümlenmesi gerekir.
Anılan Kanun"un 4. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde ise, “ev hizmetlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz, düzenlemesine yer verilmiştir. Ev hizmetlerinde aşçı, ..., temizlikçi gibi işlerde çalışan işçi ile ev sahibi işveren ararındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bu hizmetleri gören kimselerle bunları çalıştıranlar arasındaki hukukî ilişkilerde Borçlar Kanunu"nun hizmet akdine ilişkin hükümleri uygulanır. Aile bireylerini evden alarak alışverişe, şehir içinde gezmeye götüren, boş zamanında ev ve eklentilerinde zamanını geçiren şoföründe ev hizmeti yaptığı ve iş kanunu kapsamında olmadığı kabul edilmelidir.
Somut olayda, davacı davalıya ait çiftlikte ekim, dikim, mandırada hayvan bakımı, yemek, temizlik gibi ev işlerini yaptığını belirterek işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin davayı açmıştır. Davalı taraf ise davacı ile aralarında çalışma ilişkisi bulunmadığını, dava dışı ... ve davalı arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğunu belirtmiştir. Bu kapsamda davalının mandıradaki evin kullanımı ve büyükbaş hayvanlarını sermaye olarak koyduğu, ... ve ailesinin ise büyük ve küçükbaş hayvanları ile tüm hayvanların bir kısım bakım yükümlülüğünü üstlendiğini, hayvanlar satılınca ortaklık ilişkisinin son bulduğunu savunmuştur. Bu mandırada davacıyı çalıştıranın ise davalı değil ... ve ailesi olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece görev konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın yargılamaya devam edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen çalışması bulunmadığı gibi davacı mandırada hayvan bakımı ve benzeri işlerde çalıştığını ayrıca duruma göre tarla işleri, çiftlik işleri, hayvanların bakımı, ekim, dikim ve sürüm gibi işleri, gübre indirip bindirme, tarlada çalışma, hayvanların sağımı, bakımı ve temizliği gibi işleri yaptığını iddia ederek iş bu davayı açmış olup, davacının dava konusu işyerinde bekçilik yaptığına ilişkin bir iddiası bulunmadığı gibi dinlenen tanıklarda davacının dava konusu işyerinde bekçilik yaptığına ilişkin bir beyanda bulunmamışlardır. Kaldı ki, davacı öğrenci olduğundan dava konusu yerde bekçi olması da düşünülemez. Bu nedenle, Mahkemece davacının yapmış olduğu işin ağır basan yönünün bekçilik olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, Mahkemece davacının yapmış olduğu işin tarım işi olduğu kabul edilerek görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten bozulmasına, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.