12. Hukuk Dairesi 2016/22731 E. , 2017/14020 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte; borçlu, takibin kesinleşmesinden sonra takibe konu bononun zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icra takibinin iptali talebi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece; zamanaşımının, takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin olduğu kabul edilerek 15/02/2010 ile 02/03/2016 tarihleri arası icra dosyasında zamanaşımını kesecek herhangi bir işlem yapılmadığı gerekçesiyle İİK’nun 71 ve 33/a maddeleri gereği icranın geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Bononun vade tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK"nun 690. maddesinin yollaması ile uygulanması gereken aynı Yasa"nın 661/1. maddesi gereğince, bonoda, keşideciye karşı yapılacak takiplerde zamanaşımı süresi üç yıldır.
TTK’nun 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi şeklinde sınırlı olarak sayılmış olup, ticari işlemlerin itimat, itibar ve sürat gibi özellikleri nedeniyle Türk Ticaret Kanunu’nda daha kısa süreli zamanaşımı süreleri belirlenmiştir. Dolayısıyla Borçlar Kanunu’ndaki zamanaşımı süreleri burada uygulanmaz.
İİK"nun 71/2. maddesine göre; "Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, aynı Yasanın 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır". İİK"nun 33-a/1. maddesine göre ise; "İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir".
Somut olayda, örnek 10 numaralı ödeme emri borçluya 02/03/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlunun 04/03/2016 tarihinde, İİK"nun 168/5. maddesi hükmüne göre yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine başvurusunda dile getirdiği zamanaşımı iddiasının, hukuki tavsifin hakime ait olduğu dikkate alınarak; takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin zamanaşımı itirazı olarak kabulü gerekir. Bu halde, İİK"nun 169/a-5. fıkrası uyarınca; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur.”
15/04/2002 vade tarihli bonoya ilişkin olarak alacaklı, 25/02/2004 tarihinde icra takibine başladığından 3 yıllık zamanaşımı kesilmiştir. Bu tarihten sonra zamanaşımını kesecek şekilde tebligat gönderilmesi,adres araştırması gibi işlemler yapılmış ise de, 15/02/2010 tarihinden ödeme emrinin tebliğ edildiği 02/03/2016 tarihine kadar zamanaşımını kesen bir icra takip işlemi yapılmadığından, borçlunun, bonoya ilişkin takibin kesinleşmesinden önceki zamanaşımı itirazının kabulü gerekmektedir.
Mahkemece, icra takibinin kesinleştiği gerekçesiyle İİK"nun 71/2. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun"un 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 21/04/2016 tarih ve 2016/190 E.-2016/337 K. sayılı kararının hüküm bölümünün (1) no"lu bendinde yer alan "icranın geri bırakılmasına" sözcüklerinin karar metninden çıkarılmasına, yerine "takibin durdurulmasına" sözcüklerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK"nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.