3. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/449 Karar No: 2017/7152 Karar Tarihi: 15.05.2017
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/449 Esas 2017/7152 Karar Sayılı İlamı
3. Hukuk Dairesi 2016/449 E. , 2017/7152 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davaya konu 849 ada 3 parsel nolu taşınmazın paylaşımı için ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, taşınmazı ihale sonucu davacının aldığını, davalının 13/01/2009 tarihli noter taşınmaz satım vaadi sözleşmesi ile bu taşınmazdaki tüm payını davacıya devrettiğini , tapu devrinin yapıldığını, açılan tapu iptali tescil davası sonunda davalının dedesi Mehmet"ten intikal eden miras payı olarak davalı adına 3.24 m2 daha tescil edildiğini, davacının bu durumda fazladan 14.563.00.- TL ödediğini ileri sürerek; bu bedelin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir . Davalı vekili; tapu iptali tescil davasında verilen kararın tarihinin noterde yapılan sözleşmeden sonra olduğunu,bu payın devredilmediğini belirterek; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; satış vaadi sözleşmesine konu payın hukuki durumunun dava sonucunda gerçekleştiği, davacının davalı lehine sonradan tesciline karar verilen 3,24 m2 taşınmaza ilişkin ödediği tutarın davalıdan tahsilini isteyemeyeceği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir . Somut olayda; davalı , 13/01/2009 tarihinde yapılan noter taşınmaz satım vaadi sözleşmesi ile 849 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki tüm miras hak ve payının tamamını davacıya 60.000.00.- TL bedel ile satmayı vaad etmiştir . 14/01/2008 tarihinde açılan tapu iptali ve tescil davasında ise, bu davanın davacılarından olan davalı hakkında kurulan hükümde ; 849 ada 3 parsel sayılı taşınmazın muris Mehmet adına ( davalının dedesi ) olan 89/224 payın iptali ile 4361/75264 payın Mehmet adına (davalı) tesciline karar verilmiş , bu hüküm 30/06/2009 tarihinde kesinleşmiştir . 13/01/2009 tarihinde yapılan sözleşme sırasında davalının açtığı tapu iptali ve tescil davası derdest durumdadır . Davalı paydaşı olduğu taşınmazda daha fazla payı olduğu talebi ile anılan davayı açmış , yargılama sürerken davacı ile satım vaadi sözleşmesini yaparak sözleşme metninde açıkça yazıldığı gibi, taşınmazdaki tüm miras hak ve payının tamamını davacıya devretmiştir. Zira, miras ölüm ile kazanılır. Diğer anlatım ile, davalının iradesi yargılaması süren davada talep ettiği payın da davacıya devredilmesidir . O halde, mahkemece; davalının, taşınmaz satış vaadi sözleşmesindeki satıma ilişkin iradesi gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçeler ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı taraf yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.