16. Ceza Dairesi 2020/1990 E. , 2021/4349 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
26.07.2016 (Sanık ... için)
24.07.2016 (Sanık ... için)
21.07.2016 (Sanık ... için)
27.07.2016 (Sanık ... için)
16.08.2016 (Sanık ... için)
15.11.2016 (Sanık ... için)
17.02.2017 (Sanık ... için)
20.07.2016 (Sanık ... için)
Hüküm : 1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ in TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK"nın 53, 58/9 delaletiyle 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi
2-Sanık ...’ın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 delaletiyle 58/6-7, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıklar ... ve ..."in duruşma taleplerinin ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık ..."ın duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşaması ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkânının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
I-)Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanıkların çocuklarının örgüte müzahir okullarda eğitim görmelerinin atılı suç yönünden örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle sanık ..."ın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamış, İlk Derece yargılamasının 27.04.2018 tarihli 6. celsesinden itibaren sanık ..."ın müdafiinin duruşmalara katıldığı ve sanığın müdafii ile birlikte esas hakkındaki savunmasını yaptığı anlaşılmakla tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafileri ile sanık ..."ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında verilen cezaların, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama
maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6,7. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafileri ile sanık ..."ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK"nın 303/1 maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkındaki hükümlerin tekerrür uygulamasına ilişkin sekizinci bentlerindeki "maddesi delaletiyle 58/6,7” ile dokuzuncu bentlerindeki "5237 sayılı TCK"nın 58/6,7 maddesi ve" ibarelerinin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
1-) Sanıkların temyiz dilekçelerinde özetle "ilk derece yargılaması aşamasında duruşmada bizzat hazır edilme talepleri olduğu halde hazır edilmediklerini, tüm celseler SEGBİS ile savunmalarının alındığını ve savunma haklarının ihlal edildiğini" beyan etmeleri karşısında; tutuklu olarak bulunan sanıkların, hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK’nın 147. maddesiyle değişik CMK’nın 196/4. maddesinde öngörülen zorunluluk halinin ne olduğu da belirtilmeden yargılamanın hiçbir aşamasında mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS yöntemiyle savunmaları alınıp son sözleri sorulmak suretiyle yargılamanın tamamlanıp CMK’nın 289/1-h maddesi kapsamında aynı Kanunun 196/4. maddesine muhalefet edilerek savunma haklarının kısıtlanması,
2-)Kabul ve uygulamaya göre de;
a-) Sanıklar ..., ..., ... ve ..." in çocuklarının örgüte müzahir okullarda eğitim görmelerinin atılı suç yönünden örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,
b-) Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında verilen cezaların, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6,7. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükümlerin BOZULMASINA, mevcut delil durumu, verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye taleplerinin reddi ile sanıkların tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi
uyarınca dosyanın Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.